28 Aralık 2016

Bugün kafada kalan tek haber bence madencilikte otonom kamyonların hali hazırda çalıştığı ve %15’e yakın işletme maliyetlerini düşürdüğü olmalı. 2018’e 100$ opsiyon kontratının ticareti bir anda artmış. Piyasalar öngörülerde en verimli ortamlar mı acaba? VLCC tanker sahipleri tankerleri ıskartaya çıkarmayınca tankerlerde arz fazlası oluşuyor. Ethane, plastikler için, VLCC gibi bir de VLEC (Ethane Carrier) çıktı. Curacao, Kanada’dan sonra ABD petrolünün en çok ihraç edildiği ada ülkesi, Venezüella’nın kuzeyinde.

Bilgiler

Robotlar ile günde 24 saat madencilik. Madenci Rio Tinto’nun sürücüsüz 73 büyük kamyonu, Avustralya’daki 4 madende 24 saat çalışıyor. Şirket lokomotifleri de otonom yapmayı planlıyor. BHP Billiton’da aynı yolda. Rio Tinto’ya göre sürücüsüz kamyonlar %15 daha ucuza işletiliyor. “Selvi boylum al yazmalım” yalan oldu.

2018’de 100$ petrol call opsiyon kontratı (petrol fiyatı 100$’ı aşarsa, fiyatı 100$ ile sınırlayan kontrat), geçen hafta Salı en çok ticareti yapılan kontratmış. Saxo Bank emtia yöneticisi “öngörülemeyen jeopolitik olaylara” hedge demiş. Herkes aynı anda mı?

VLCC (büyük petrol taşıyıcı) gemilerin %15’i 15 yaşından yaşlı, sorun eski gemilerin hurdaya ayrılmaması, gemi fazlalığı oluşturuyor. 358 mton(dwt) denizlerde, 2014-2016’da sadece 2.3 mn ton hurdaya ayrıldı.

2017’başında Çin’de otomobil satışlarının %5’ten %7.5’a çıkması bekleniyor.

Exxon Mobil PNG (Papua New Guinea)’de Muruk-1 arama kuyusunda LNG projesi için ek rezerv buldu. PNG LNG projesi 6.9 mton/yıl olan bir proje, gaz ise Hides, Angore ve Juha dahil 7 gaz alanından geliyor.

ABD Edison Electric Institute (EEI) üyeleri 2015 yılında 20.1 milyar $ iletim yatırımı yapmış. Bu ay yayınlanan raporda, 2015’de tamamlanan veya önümüzdeki 4 yılda planlanan 150 major iletim projesine yer verilmiş. 2019’a kadar 41 milyar $’ı bulacak.

Tesla, Panasonic ile New York’ta güneş pilleri üretecek. 1400 istihdam sağlanacak. Bu yaz üretim başlayacak, 2019’da 1 GW üretim kapasitesine ulaşacak fabrikaya Panasonic 256 milyon $ yatırıyor. İkilinin Nevada’daki lithium ion gigafabrikası da 5 milyar $’dı.

Dünyanın ilk büyük ethane taşıyıcı gemisi, “Very Large Ethane Carrier” VLEC, Ethane Crystal 87,000 m3 ethane taşıyabiliyor. Ethane, doğalgazdan elde edilerek plastiklerin çoğunun yapı taşı kimyasal ethylene üretiminde kullanılıyor.

Norveçte Alman Wintershall yeni Ivar Aasen sahasında üretime başladı, pikte 68bin v/g üretim hedefliyor.

Gazprom Neft, Sırbistan’da 432,000 ton rezervli bir saha açtı. İlk üretim 27.8 ton/gün hidrokarbon

Toshiba nükleerdeki bir satın almadan dolayı 3.1 milyar $ zarar yazacağını açıklayınca hisseleri hızla düştü. 2030’a 45 reaktör yapmayı planlıyor. 2006’da Westinghouse’u da 5.4 milyar $’a almıştı.

ABD ham petrol ihracatı yasağının Aralık 2015’te kalkmasının ardından Kanada’dan sonra en çok ihracatı Curacao (Venezüella’nın kuzeyinde bir ada ülkesi), sonra Hollanda, Japonya ve İtalya’ya yapmış. Curacao ülkesinde PdVSA(Venezüella)’nın 330,000 v/g rafinerisi var.

Malezyalı Petronas 27 milyar $’lık Batı kanadadaki Pacific NortWest LNG sıvılaştırma tesisinde son kararı vermedi, Çinli ve Japon ortaklar ile 2017 başında kararı açıklayacaklar. Tesisin hedef kapasitesi 19.2 mton/yıl. Sorun neydi? Tesis ekolojik olarak çok hassas adacıkların bulunduğu Flora Bank’taydı.

Fukushima’nın yer aldı Daigo’nun 18 km kuzey doğusunda 5.9 şiddetinde deprem oldu. Görelim gaz talebini.

Kim gitti Kim geldi” manşeti Kuzey Koredeki iktidar değişimini anlatıyordu. Economist’e göre her 5 güney koreliden biri Kim, 10 kişiden biri Park, Lee ile birlikte nüfusun yarısını kapsamış oluyormuşsunuz.

Grafik

ABD’nin yasak sonrası ham petrol ihracatı, EIA , ve Curacao neresi?

Tarih

13 Temmuz 1973, Milliyet, Sayfa 3,

27 Aralık 2016

Avrupa ve Amerika tatile girince daha fazla Asya ve Afrika görebiliyoruz. Çin de Qinhuangdao bir benchmark, enerji şirketleri değil inşaat şirketleri daha çok kazandırdı. Rusya rafinerileri modernize ederse. Sonatrach’ın yatırım programına göre gaz ve petrol üretimi artacak ama haberde iç talebe değinilmemiş. Çin’deki Lityum haberlerinde CATL ile büyük ölçekli iki dev şirket oluşturmayı planlıyor. New York noel aydınlatması 750-800 MW. Tarih kısmında Youtube’da 1950li yıllarda Suudi Arabistan’daki Amerikalıların belgeseli. Rapor özetinde MIT’nin Utility of the Future raporunun 1. bölümü

Bilgiler

Çin borsasında baraj inşaat ve çimento şirketi Gezhouba ve Shangai Tunnel Engineering değer kazanırkeni kömür şirketi Guanghui Enerji’nin değeri düştü. Qinhuangdao benchmarkı kömür fiyatları 7 haftadır düşüyor.

Nijerya, Batı Afrika’nın [yenilenebilir] elektrik üretim terminali olmaya niyetli. Alman LTI Re ile NIGUS 500 MW güneş santrali kurmak için anlaştı. Devam eden Zungeru Hidro santral projesi de 700 MW ekleyecek.

Rusya petrol ürünleri üretimi, rafineri modernizasyon programı kapsamında 2017’de %2.5 düşebilir. 1940 ve 1970lerde yapılan rafinerilerin modernizasyonu için 2011 yılında 50 milyar $ yatırım planlanmıştı. 2016’daki 277 mton ürün üretimi 2017’de 270 mton’a düşecek.

Cezayir-Sonatrach, geçen seneki 67 tep üretimden bu sene 69 milyon tep’e, doğal gaz üretimini de 128.3 bcm’den 132.2 bcm’e çıkaracak. Petrol üretimi 2013’ten beri en yüksek seviye olan 1.16 mv/g’e ulaştı.

İskoçya karbonsuzlaşma konusunda ilerliyor. “Kendini süren arabalar şehirlerde park alanlarına ihtiyaç duymayacak, biri tarafından kiralanıp güzergahına bıraktıktan sonra bir diğer yolculuğa gidecek… elektrikli olması da 0 emisyon demek[İskoçya özelinde demek istiyor galiba].”

Statoil ABD’nin New York’un Jones Beach yakınında açık deniz rüzgar santrali kurmayı planlıyor. 600 MW, 42.5 milyon $ teklif etmiş.

Delhi Metro tren şirketi(DMRC) tüm enerjisini güneşten almak için harekete geçti. Pik talebi 150 MW, önümüzdeki dönemde 250 MW’a çıkabilir. DMRC Madhya Predesh eyaletindeki Rewa güneş parkı ile anlaşma imzalamış. Seneye şirket üretime geçiyor.

CATL – Comtemporary Amperex Technology şirketi, 2020 gibi 50 GWh pil üretim kapasitesi hedefliyor. Piyasa değeri yaklaşık 11.5 milyar $. Pil üretiminde LG Chem’i geçti ve Panasonic’i takip ediyor. Çin’in Panasonic ve LG’ye cevabı denmiş. Çin hükümeti de ölçek ekonomisi için,pil üreticileri için üretim limitini 40 kat arttırarak 8 GWhe çıkaracak gibi

Rosatom Güney Afrika(GA) nükleer de yakın izlemede. Ülkede Rosatom’un Tenex isimli bir şirketi var ve Koeberg santraline 20 yıldır nükleer yakıt sağlıyor. GA’da ilk etapta(2026 gibi) 9.6 GW’a kadar yeni kapasite hedefi var.

Shell Vivo Energy’deki %20 hissesini Vitol Africa’ya sattı. Vivo 16 Afrika ülkesinde Shell markası ile satış yapıyor.

New York’ta yeni yıl ışıklandırması 750-800 MW ek talebe sebep oluyor.

Wired’ın 2016 yılındaki ulaştırmadaki 11 en iyi videosu gayet iyi. İngiltere’deki çoklu döner kavşak ilginç

Grafik

Libya haritası, Chris Stephen, @reportingLibya

Tarih

1950 yılına ait olduğu iddia edilen, “Arabistan’da Petrol” belgeseli tarihi eser niteliğinde.

Rapor Özeti

Utility of the Future, MIT Energy Initiative, http://energy.mit.edu/research/utility-future-study/

Bölüm 1 – Geçiş döneminde bir elektrik sektörü

Ana trendler:

– Güç sistemlerinin amerkeziyetçiliğinin artması, dağıtık üretimin artması ve fiyata tepki veren tüketiciler

– Bilgi teknolojilerinin yaygınlaşması ile piyasa aktörlerinin daha akıllı ve verimli enerji üretim, taşıma ve tüketim yapmasının mümkün hale gelmesi

– Değişken yenilenebilir enerji kaynaklarının büyümesi (güneş, rüzgar gibi)

– Enerji sisteminin karbonsuzlaşması (iklim değişikliğini önleme çalışmaları kapsamında)

– Elektriğin diğer kritik altyapının (iletişim ve ulaştırma) daha çok bağlantılı olması

Bu değişimler sonucu: “Bugün genelde merkezi ve yukarıdan aşağı olan elektrik hizmetleri gelecekte nasıl sağlanacak?”

1.1.1. Güç sistemi daha dağıtık oluyor

1.1.2. Güç sistemi daha çok sayısallaşarak, daha aktif ve fiyata duyarlı talebi mumkun kılıyor

1.1.3. Kaynak çeşitliliği daha fazla yenilenebilir ve kesikli hale geliyor

1.1.4. Güç Sistemi karbonsuzlaşıyor

1.1.5 Güç sistemleri diğer anahtar sektör ve kritik altyapılarla daha fazla entegre oluyor

1.2. Yarının Güç Sisstemleri için etkiler

1.3. Değişimin itici gücü

1.4. Bu çalışmanın odağı

1.5. Rapor okuma rehberi

Bölüm 1 – Elektrik hizmetlerini anlamak ve dağıtık enerji kaynaklarının güç sistem tasarım ve işletimini etkilediğini anlamak

Bölüm 2- Verimli ve evrimleşen bir güç sistemi için çerçeve

Bölüm 3- Dağıtık enerji kaynaklarının ekonomisinin içeriği ve merkezi ile amerkezi kaynakların rekabeti

Bölüm 4- Geleceğin Güç Sistemi için Politik ve Düzenleyici Çerçeve

Dağıtık enerji kaynakları DEK

1.1.1. Güç sistemi daha dağıtık oluyor

DEK’ler elektrik hizmetlerindeki küçük oyuncu olsa da, akıllı enerji tüketimi ve DEK kurulumu artıyor.

Bu çalışmada dağıtık enerji kaynakları veya DEK, dağıtım sisteminde yer alarak elektrik hizmeti sağlayabilen tüm kaynaklara verilen isimdir. DEK talep katılımı, üretim, enerji depolama ve enerji kontrol cihazlarını içerir, eğer dağıtım sisteminde yeralıyor ve işliyorlarsa.

Bazı DEK’ler, elektrikli araçlar, klimalar, buzdolapları veya binanın termal kapasitesi gibi, aslında asıl amacı elektrik hizmeti sağlamak değildir. Güneş, rüzgar, pil gibi diğer kaynaklar da bu hizmetleri sağlamak için kurulurlar.

Yeni olan ise:

1. Önemli bir kısmı dağıtım seviyesinde olmak üzere hızla artan yenilenebilir üretimdir

2. DEK’lerin daha fazla güç sisteminde olması

3. Bilişim sistemlerinin yaygınlaşması ile, DEK ve esnek talebin güç sistemleri işleyişinde yer almasının sağlanması

Bu konuda en önemli örneklerden biri Almanya. Tüm güneş panellerinin %98’i, 40 GW, alçak veya orta gerilime bağlı. Güneş kurulu gücünün %85’i de, 1 MW’ın altında kurulumlardan oluşuyor. Hawai’de 5 tüketiciden biri, ile California’daki 10 evden biri paneller sahip. ABD’de evlerin %1’inin panelleri var, ama hızla değişiyor. ABD’de 2015’te yeni kurulu gücün %11’i DEK-güneş.

Sadece güneş panelleri değil, DEK Kojen ve yakıt hücreleri ABD üretim kapasitesinin %8’i. ABD’De %75 yedek jeneratörler dizel veya doğalgaz ile çalışıyor.

Depolama da hızla rekabetçi hale geliyor. ABD’de tüketicinin veya dağıtımın altında ortalama kapasite de 2.8 MW. Dipnot: Eylül 2016’da ABD’de 1311 MW depolama kapasitesi (pil) var ve çoğu 250 kW altı.

Isıtma, havalandırma, klima, su ısıtıcıları ve piller, düzenlemeci rezervlerin PJM’de %80ini teşkil ediyor. ABD’De pompajlı hariç depolama 2015’de %240 büyüdü.

1.1.2. Güç sistemi daha çok sayısallaşarak, daha aktif ve fiyata duyarlı talebi mumkun kılıyor

Elektrik kaynalarının amerkeziyetçiliği ile bilişim teknolojileri gelişimi neredeyse paralel hatta bu amerkeziyetçiliği mümkün kılıyor.

Yeni kaynaklar ve sayısallaşma ile şebekeler daha aktif kontrol ediliyor. Muhtemelen “pasif şebeke yönetimi”(şebekelerin tüketicilerin pik taleplerini karşılayacak şekilde tasarımı) paradigmasını da sonlandırma potansiyeli var.

Toprağı bol olsun Fred Schweppe (MIT Profesörü), 1978 yılındaki “Power Systems 2000”’de talebin aktif olarak kritik enerji sistemlerinde yer aldığı bir dünya öngörmüştü. ABD bu hızla gerçeğe dönüyor.

PJM’de, 2019-2020 için 11 GW talep tarafı kaynağı piyasada yer alacak. Günlük senkron rezerv piyasasında 1.5 GW teklif veriyor. 2015 yılında bu talep kaynakları 825 milyon $ gelir elde etti. NYISO’da da 1 GW talep tarafı kapasitesi var.

ABD’de 59 milyon akıllı sayaç var. Tüm sayaçlanan yerlerin %40’ı. AB’de ise 2020’de %72’ye ulaşması bekleniyor.

Bu sayısallaşma daha fazla izleme, kontrol getirdiği gibi, yeni tarife yapılarına kapı açtı. 2016Ç2’de 50 eyaletin 42sinde tarife değiştirmeye ve DEK’leri göz önüne alan değişiklikler yapıldı.

Aktif yönetim aynı zaman pratiğe de geçiyor. İngiltere’de UK Power Networks rüzgarlara “esnek” bağlantı anlaşması sunuyor. Bağlantı zamanını kısaltıyor, aktif yönetim ile rüzgar çıkışlarını kesintileyerek şebeke kısıtlarını yönetiyor. ABD’de girişimciler, geliştirdikleri yazılım ve donanım ile şebekenin topolojisi ve empedansını gerçek zamanda kontrol ederek güç akışlarını eniyilemeye çalışıyor.

Bu sayısallaşma aynı zamanda siber saldırıları da gündeme getirdi. Aralık 2015’te Ukrayna elektrik şebekesinde görüldüğü gibi şirketler saldırılara karşı kırılgan. Gelecek 10 yılda daha da olacak. İki taraflı iletişime açık DEK’ler siber kırılganlığı arttırıyor. Aynı zamanda bu kadar çok verinin olması da (sayısallaşma sonucu) mahremiyet endişeleri doğuruyor.

1.1.3. Kaynak çeşitliliği daha fazla yenilenebilir ve kesikli hale geliyor

Dünyada 2016’nın bir kaç ayında göze çarpan bazı haber başlıkları:

1. 7-11 Mayıs arası Portekiz tüm enerjisini yenilenebilirden karşıladı

2. Kosta Rika, elektriğinin %100’ünü 17 Hazirandan başlayarak 76 gün YEK ‘den karşıladı.

3. Mayıs’ta yenilenebilir California’nın elektrik talebinin %40’ını sağladı

4. 15 Mayıs’ta kısa bir süre Almanya’nın tüm elektriği 100% yenilenebilir’den sağlandı

5. Mayısın bir haftasında İngiltere’de PV’ler kömürden daha fazla elektrik üretti.

Yenilenebilirler 2015’te 213 Twh, yani 2015 talep artışı kadar yeni üretim eklediler. 2015’te 286 milyar $ ile 134 GW YEK devreye girdi, küreselde yeni giren güç kapasitesinin %54’ü kadar.

Fakat beklenmeyen sonuçları da oldu. Almanya’da -320€/Mwh elektrik fiyatları oluştu ve saatlerce 0’ın altında kalan fiyatlar belirdi.

Eon, RWE, EnBW gibi Almanya’nın en büyük 3 şirketi 5 yıl içerisinde %45 ila %66 değer kaybetti. Bu sırada DAX Almanya’da Alman hisseleri stabil büyümüştü. 2014’te Alman dağıtım ve iletim operatörleri 1.6 Twh YEK kesintisi yaptı. 2013’e göre %200 artış . 2015’te %69 daha artarak 2.7 TWH’e ulaştı.

ABD’de benzer durumlara var. ERCOT (Teksas), 2011’de üretim saatlerinin %18’inde negatif fiyatlar gördü. CAISO (Kalifornia), aynı yıl zamanın %6sında negatif fiyatlar gördü. Kalifornia’da net talep, talepten yenilenebilirler çıkarılan kısım olarak tanımlanır, tahmin edilemeyince Esnekli Yük Değiştiren (Flexible Ramping) ürünleri ile daha fazla esnek kaynağı devreye almaya çalıştı. YEK artık niş değil, büyük bir kaynaklar

1.1.4. Güç Sistemi karbonsuzlaşıyor

Aralık 2015’te 195 ülke Paris Anlaşmasını müzakere ederek, küresel ısınmayı 2 C’nin altında tutmak için bir anlaşma ortaya çıkardı. 2015’te ABD’de EPA, CPP (Temiz elektrik planı) ile 2005’e göre 2030’da %32 karbon emisyon azalımı düzenlemesi yayınladı. AB ülkeleri sera gazı emisyonlarını 1990’a göre 2020’de %20, 2030’da %40 azaltmaya karara verdi. Meksika ve Çin gibi ülkelerde bu işe katıldı.Daha düşük karbonlu elektrik sistemlerine çok yoldan geçiş başladı

1.1.5 Güç sistemleri diğer anahtar sektör ve kritik altyapılarla daha fazla entegre oluyor

Çok az sektör, elektriğin sürekli bir tedariği olmadan çalışabilir. Bu da güvenilir, güvenli ve makul elektrik sistemlerini modern ekonomilerin köşe taşı yapar. ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından belirtildiği gibi, enerji sektör – özellikle elektrik- “eşsiz şekilde kritik, çünkü diğer tüm kritik altyapıların işlemesini mümkün hale getiriyor” (enabling function)

ABD’de gaz talebi 25 yıl içinde %4’ten %33’e çıktı. 2016’da ABD tarihinde ilk defa gaz kömürden fazla elektrik üreti. Gaz kullanan yakıt hücrelerinin de geleceği parladı. Fortune 100 şirketlerinin neredeyse %25’i veri merkezlerinde, cep telefonu kulelerinde, binalarda yakıt hücreleri kullanıyor.

Gazın bu artışı, elektriğin gaz altyapısına bağımlılığı artıyor. Fakat bu bağımlılık çift yönlü. ABD’de FERC ve NERC tarafından 2011 Şubattaki aşırı soğuklardan sonra belirttiği gibi, doğal gaz eksikliği elektrik hizmetlerinin kaybına, o da doğal gaz kesintilerine yol açtı.

Ulaştırma ise doğrudan elektriğe bağlı değildi ama artık EA (elektrikli arabalar) ile bu değişiyor. Yeni sınıf bir elektrik kullanıcısını temsil ediyor. Zaman boyunca elektrik talebi mobil, daha önce elektrik sektöründe görülmemişti.

Bu sınır, ağırlığı olan, esnek ve ayarlanabilir talep olmasının yanında, bir esnek ve dağıtık bir tedarik kaynağı. 2015’te 2014’e göre EA talebi %80 arttı. EA’lar 2030’da yeni araç satışının %20sine ulaşabilir. 2040’da da%35’e. 2030’da ABD yollarında 16 milyon EA olabilir. Yaklaşık 1000 Gwh’lik pil depolama kapasitesine denk geliyor.

1.2. Yarının Güç Sisstemleri için etkiler

Bu farklı yeni oyuncular – geçmişte sadece talep diye tanımlananlarda dahil, daha çok yaygınlaşam bilişim teknolojileri ile enerji, kapasite ve yan hizmet piyasalarına hizmet tedarik ediyor.

Fakat YEKler küresel enerji talebinin %2.8’i, ve elektrik üretiminin %6.7sini ancak karşılıyor. BNEF ise elektrik için küresel fosil yakıt tüketiminin 2025’den sonra düşeceğini(“peak”) iddia ediyor. Navigant Research ise bu 10 yılın sonunda, merkeziden daha çok amerkesi üretim kapasitesinin ekleneceğini öngörüyor.

Zibelman NY Kamu hizmetleri başkanı, üretimden çok talebin New York’un primer enerji kaynağı olacağını iddia ediyor. AB enerji hedeflerinde ise AB’nin “fosil yakıtlara dayalı merkezi ve arz tarafı bakışlı eski teknolojiler ve modası geçmiş iş modellerine dayalı ekonomiden uzaklaşması” gerektiğini belirtiyor.

Edison International’ın CEOsu, Craver, “elektrik iş modelindeki büyük değişimleri göz ardı etmek aptallık olur” diyor. 2015 yılında yapılan ankette, üst düzey elektrik sektör yöneticilerinin %97 si 2020 gibi orta/yüksek yıkıcı bir etki, 2030 gibi işlettikleri piyasa modelinde %86ssı büyük değişim bekliyor.

RWE’nin strateji dökümanında belirtildiği gibi “geleneksel üretim, dürüst olmak gerekirse, bir iş kolu olarak, ekonomik olarak hayatta kalma savaşı veriyor. Eurelectir , 2013’te 2020’te toptan üretimde 6 milyar € değer düşüşü, dağıtım-güç akış ayağı (alt akış)’ta da 10 milyar € artıl bekliyor.

Bu gelecekte, bir çok tüketici kendi ve komşularının tüketimini de karşılayacak, bazıları şebekeden ayrılacak Enerji ve şebeke sağlayıcılarının, elektrik sistem operatörleri ve düzenleyicilerin rolleri yeniden tanımlanacak.

Bazıları da DEKlerin radar da bir nokta olduğunu, gelişmelerini sübvansiyon, düzenleyici ve piyasa boşluklarına borçlu olduğunu iddia ediyor.

Meydana gelecek değişimi tahin etmek güç

1.3. Değişimin itici gücü

Schweppe’in “Power System 2000” makalesinde belirtildiği gibi, 1970’lerden beri talep kaynaklarının arz ve talep dengesindeki merkezi rolü ve güç sistemlerinin işletimindeki yeri öngörülmüştü. Dağıtık üretimin ortaya çıkışı (genelde kojen), 1970 Public Utilities Regulator Policies kanununun çıkışını teşvik etmişti. Bazıları dağıtık ve yenilenebilir bir geleceğin çok yakın olduğunu iddia ettiler (Lovins, 1976). Ancak 40 yıl sonra bir imkan belirdi. Bu herşeyi süpüren değişimle ilgili sağlıklı bir süphe sebepsiz değil.

Öncelikle, teknolojik yenilik bazı teknoloji maliyetlerini inanılmaz düşürdü. Rüzgar ve güneş maliyetleri 2008’den 2014’e sırasıyla %40 ve %60 düştü. Bu 10 yıl bitmeden güneş 1$/Watt’a düşebilir, 2030’a rüzgar %24-40daha düşüş gören uzmanlar var. Daha da hayranlık bırakanı ise LED lamba fiyatlarının 2008’e göre %90 düşmesi.

Elektrik depolama (lityum piller gibi), GW boyutunda bir piyasa oldu, seneden seneye %14 maliyet düşüşleri gördü (2007-2014). Bir araba üreticisi 2022 gibi lityum hücre maliyetinin 100$/kW altına düşeceğini tahmin ediyor.

Bir çok analist, tüm bu mevcut gelişmelere rağmen, DEK’in sübvansiyon veya destekler olmadan diğer kaynaklar ile baş edemeyeceğini düşünüyor.

İkinci olarak, politikalar elverişli bir ortam oluşturdu. Teknolojik gelişimle pozitif, güçlendiren bir geri besleme zinciri kurdu. 2014’te yenilenebilir destekleri küresel olarak 112 milyar $’a ulaştı. Fosilde bu rakam 490 milyar$. 2013’te ABD’de YEK’ler enerjideki tüm federal sübvansiyonların %51’ini, rüzgar ve güneş ise federal elektrik üretim sübvansiyonlarının %64’ünü aldı.

Tüketici tercihi ve seçimi üçüncü ve son değişim motoru. DEK’ler tüketicilere bir çok seçenek imkanı getirebilir. Tüketiciler tercih ve değerlemelerini, tüketim veya elektrik hizmetlerine katılarak gösterebilirler. Sadece tüketicinin kümden elektrik hizmet aldığı değil, aynı zamanda hangi kaynak ve hangi yeni hizmetleri de istediği değişimdeki bir diğer önemli noktasına

1.4. Bu çalışmanın odağı

Çalışmanın odağı ABD ve Avrupa elektrik sistemlerinde amerkezi güç sistemleri potansiyelinin incelenmesi .Bu çalışma geleceğin şirketlerini tahmin etmeye çalışmıyor, hangi teknoloji ve kaynakların geleceği olduğunu da, veya bugün ki değişimlerin sonucunu da. Gelecek DEK veya merkezi kaynaklarca baskılandırılacak demiyoruz.Önerilerimiz DEK’lerin de şebeke ve merkezi kaynaklar ile rekabet edebileceği, adil ve verimli bir oyun zemini oluşturmak. Bu yaklaşımla “gelecekten etkilenmeyen””future proof” güç sistemleri ile hangi teknoloji veya politika amacı gelirse gelsin sistem temellerinin verimli olarak karşılanabilmesi amaçlanıyor.

Bu çalışmanın amacı 4 taraflı:

1. DEK’lerin sisteme girişi, sistem işletme ve tasarımını ve elektrik hizmetleri sunumunda yeni imkanlar doğuracaktır.

2. Öncü düzenleyeci reform için bir çerçeve oluşturmak.

3. Yeni teknolojilerin değeri ve verimli portföyleri oluşturacak faktörlerin bulunması

4. Düzenleyiciler için öneriler

Çalışmada bir çok model kullanıldı.

1.5. Rapor okuma rehberi

Bölüm 1 – Elektrik hizmetlerini anlamak ve dağıtık enerji kaynaklarının güç sistem tasarım ve işletimini etkilediğini anlamak: 2.kısım elektrik hizmetlerini tanımlayarak, lokasyona bağlı ve bağlı olmayan (tüm sistem geneli) hizmet sağlanması arasındaki farkı anlatıyor. 3. kısım ise, DEK’lerin potansiyel etkilerini

Bölüm 2- Verimli ve evrimleşen bir güç sistemi için çerçeve: Genelde DEK’Ler yük ile aynı ortamda bulunuyorlar. Geleneksel olarak şebeke kullanıcıları fiyata tepki veremiyordu. Eğer doğru ekonomik sinyaller verilmezse, tüketici tercihleri daha verimsiz ve refah düşürücü olabilir. 4. kısım “önemli ve öncü” verimli fiyat temellerine değiniyor. Bugünün güç şebekesinin düzenlemelerinin iş modelleri kadar yenilikçi olması gerekiyor. 5.kısım ise dağıtım sistemi düzenlemesi ve dağıtım şirketi iş modellerine için öneriler getiriyor. Belki de burada en alta kadar yeniden yapılandırma tartışmalarını indirmek gerekiyor. 6. kısımda elektrik sektör yapısını incelerken, bir kaç kritik fonksiyon öneriyor. 7.kısımda iki temel amaç 1) geleneksel olmayan yapıların mevcut piyasada yer alabilmesi, 2) bu piyasada yer alma ile yapıların verimli çalışmasının temin edilmesi

Bölüm 3- Dağıtık enerji kaynaklarının ekonomisinin içeriği ve merkezi ile amerkezi kaynakların rekabeti: 8.kısım Ekonomik verimlilik büyütecinden, DEK gibi yeni teknolojilerin değerini analiz ediyor.

Bölüm 4- Geleceğin Güç Sistemi için Politik ve Düzenleyici Çerçeve: 9.kısımda bu çalışmada önerilen düzenleyici çerçevenin özeti var

26 Aralık 2016

Word: https://drive.google.com/open?id=0B3RIv3pMNaTddFNsT0JoR1c2ams

Piyasalarda yılbaşı tatil havası. Bugün Fred Schweppe’in 1978’de yazdığı “2000 yılında güç sistemleri” makalesinin özeti olacakken tercümesine dönen kısım var. Ben çok etkilendiğim için, nüansları atlamamak için detaylı özetledim. Bu haftanın en önemli haberi Suudiler cephesindendi, El-İktisat Cumartesi gelecek 10 yılda Aramco hisselerinin %50sinin satılacağını yazıp sonra geri çekti. Ne düşündürdü? Suudiler petrolün sonunun geldiğini mi düşünüyor. Elektrikli araba kullanıcılarının menzil-klima ilişkisi Nissan Leaf, Ford Focus Electric ve Tesla’nın hesap makinesi sonuçları. Japonya’da serbest piyasa sonucu elektrik şirketleri gaza, gaz şirketleri elektriğe girdi,

Bilgiler

Suudi finansal gazetesi Al-Eqtisadiah, Cumartesi günü üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Aramco’nun yarısının 10 yıl içinde satılacağını iddia etmişti. Aramco’nun halka arzı 2018’de olacak, %5 hissesi halka arz edilecekti. Al-Eqtisadiah, haberi geri çekti ve özür diledi.

Petrol şirketleri açık deniz rüzgar enerjisini kendilerine yakın buluyor. Statoil 2010’dan beri 2.1 milyar $ rüzgara harcadı. Dong enerji de(Danimarka) dünya açık deniz rüzgar kapasitesinin %29’una(3GW) sahip. Fransız Total portföyünün %20sini 20 yılda düşük karbona ayıracak. En son Shell $56.95/MWh’a Hollanda da rüzgara girdi.

ABD’de iflas başvurusunda bulunan petrol şirketi sayısı geçen Aralık’taki 11’den bu Aralık’ta 2’ye düştü. 220 şirket zora girmişti, bunun 2/3’ü 2016’da iflas başvurusunda bulundu. Yasal süreçlere konu 80 milyar $ borç var.

Kuveyt’in Çin’e ham petrol ihracatı geçen seneye göre %13.4 büyüyerek 1.21 milyon ton’a(297bin v/g) geldi. Çin’in toplam ithalatı da %18.3 artarak 7.91 mv/g’e gelmişti. Çin’e satışta sıralama Suudi, Rusya, Angola, Irak İran.

Elektrikli arabaların soğukla imtihanı: Nissan Leaf. Sıcak havalarda, 107-120 mile kadar şarj edilebilirken, soğukta 100’u geçmesi zor. Klima 5 mil’e mal oluyor. Sayısal verilerinde sorun var bu haberin

Ford Focus Electric’te, dış sıcaklk 0 ile -16 C arasında 10-20 km menzil kaybı oluyor. Üzerine bir de klimayı açıp içerisini 19-20 C yapınca 5 kW’a kadar daha pil kapasitesi gidiyor. 120 km ile gidince de 20 km gidiyor. Soğukta klima ile 120 km/s hız yaparken 20+20=40 km menzil kaybı.

Tesla sayfasında bir menzil hesaplayıcı var. 90D’de, 50 mph hızla 403 mil klima ile 365 mile düşüyor. Dışarısı 0 derecede 326 mil, dış sıcaklık 32 C iken 365 mil. Eğer klima kapalı hız 70 mph’a çıkarsa menzil 275 mil

Jiajika(Çin’in ortasında) Çin’in en büyük lityum madeni, “Çin’in lityum başkenti”. 1.89 milyon ton kanıtlanmış rezervi var. 2020’ye kadar üç şirket, Rongda dahil, 510 milyon $ yatırım yapacak. Fakat Tibetlilerin bir kısmı buradaki dağ ve çimenleri kutsal görüyor ve kirletilmesinden tedirgin.

1955-nükleer elektrik süpürgeler 10 yıla kadar gerçek olabilir. 1912-Kablosuz dönem savaşları imkansız hale getirecek, Marconi insanlar daha açık ve hızlı haberleşmenin savaşları önleyeceğini düşünmüş. Notlarda bulunsun

300 km menzilli elektrikli motorsiklet, Johammer, 12 kWh pil ile 26750 $. Kullanılmadığı durumlarda da evin elektrik ihtiyacına destek oluyor.

Suudilerin detaylı bütçesi: Enerji ve su fiyatlarındaki subvansiyonu 2017’de 2020’ye kadar kaldıracak. Benzin istasyonlarındaki satışları da küresel petrol fiyatlarına veya ürünlerine endeksleyecek.

Japonya’da elektrik şirketi Tepco, Nippon Gas ile Tokyo Gas’a rakip olacak. Nisan 2017’de perakende gaz piyasası Japonya’da açılacak. Tokyo Gas’da elektriğe girerek 600,000 elektrik müşterisi almış. Yolun sonu konsolidasyon denmiş

2017 beklentilerinde, Nature dergisi, ince ucuz (perovskite) güneş hücrelerinin bu sene ticarileşmesini bekliyor.

Makale Özeti

2000 Yılında Güç sistemleri: Hiyerarşik kontrol stratejileri, Fred Schweppe, IEEE Spectrum Temmuz 1978

Power system ‘2000’: hierarchical control strategies

http://ieeexplore.ieee.org/document/6367813/

Açıklama

Fred Schweppe’in 1978 yılında yayınlanan bu makalesi “Utility of the Future” raporunda sıklıkla geçtiği için birinci elden incelemenin faydalı olduğunu düşündüm.

Makalenin başında çok ilginç saptamalar var, daha sonra ise işler karışıyor. Bence en ilginç nokta 2000 yılındaki bir elektrik kesintisini (blackout) anlatışı. 1978 tam 38 yıl önce. Fred Schweppe 1988’de 54 yaşında kalp krizinden öldü. Ölmeden hemen önce tamamladığı kitabı 1988 sonbaharında, ölümünden sonra yayınlandı.

Makale Giriş

2000 yılı gibi tüketicilerin elektrik üretmesi ve depolaması için bir çok cihaz olacağından, tüketici gelecekte elektrik sisteminin önemli bir parçası olacak. Genel enerji resminde çok temel değişimler yaşanacak.

Kontrol sistemleri değişen teknoloji ve halkın ihtiyaçlarına adapte olacak. Sermaye ve yakıt maliyetleri artacak, bu sebeple güç sistemlerinin ekonomisini iyileştirmek için daha fazla harcama yapılacak. Diğer faktörler:

– Yeni tip merkezi üretim, depolama ve iletim/dağıtım sistemleri kurulacak. Çevresel güzergah ve etki sorunları, mevcut tesislerde daha fazla performans taleplerini getirecek. Dolayısıyla gelecekte kontrol sistemleri, daha da karmaşıklaşan problemleri, çok zor şartlarda yerine getirmek üzere yardıma çağrılacak

– Gelecek daha fazla tüketici üretimi ve/veya enerji depolama (güneş ısıtma, kojen, ve nihai olarak güneş fotovoltaik-PV) içerecek. Bu bölgesel cihazlar kontrol sistemlerinden daha fazla talepkar olacaklar.

– Elektriğe halkın bakışı ilerde değişecek. “Enerji pazaryeri” işletmeye girerek, gelecekteki kontrol stratejilerinin temel doğasını değiştirecek.

– Talep havaya bağlıdır. Güneş, rüzgar, svı/kuru soğutma gibi sistemler hava durumuna bağımlılığı arttıracak. Hava ve termal kirliliğe dair çevresel şikayetler artacak ve daha fazla hava durumuna bağımlılık getirecek. Hava durumu ve çevre izlemesi için daha karmaşık sistemler, gelecekteki kontrol sistemlerine hava durumu tahmini ve çevresel etki modelleri ile entegre edilecek

– Elektrik santralleri, yükler vs ‘nin davranışları üzerine araştırmalar, matematik modellerle bunların gerçek davranış biçimleri yaklaşık olarak, en azından kısa bir zaman, elde edilebilecek. Gelecekteki kontrol sistemleri bu matematiksel modelleri gerçek zamanlı işletmede kullanacak

– Bilgiişlem ve iletişim toplumumuzda fiyatı düşen bir kaç şeyden biri. Dahası, veri-ağ iletişimi ve mini-mikro bilgisayar teknolojisi elektrik güç sistemlerinin ihtiyaçlarına paralel olarak evrimleşiyor. Gelecekteki kontrol sistemleri bu teknolojiyi fazlasıyla kullanacak

Bu yazarın 2000 yılındaki kontrol sistemleri ile ilgili görüşleri,etkili faktörlerin ileri doğru götürülmesi tahminlerine dayanmaktadır. Görünen, gelecekte daha kompleks kontrol sistemleri daha fazla sensör ve bilgisayar içerecek ve bunlar geniş veri ağları ile birbirine bağlanacak. İhtiyaç olursa, teknoloji var ise, getirisi harcamaları karşılayacaktır.

Elektrik güç sistemi hali hazırda, insanoğlunun icat ettiği fiziksel olarak bağlantılı en büyüm sistem. Bu kadar karmaşık bir ağı kontrol etmenin tek yolu, onu seviyelere bölmek.

Seviye 0: otomatik bölgesel kontrole hazır doğrudan hareket eden cihazlar – röleler, regülatörler, termostatlar, ayar düğmeleri, yangın kontrolleri. Bu seviyenin üstündeki kontroller bilgi işleme ve karar verme sistemlerinin karışımı. Kısaca buradaki kontroller, fiziksel cihazlardan gerçek sensor sinyalleri ve kontrol kanunları ile kontrol ünitelerine gidecek sinyalleri belirler.

Seviye 1: Seviye 0’dan ölçümleri alır ve Seviye 1 elemanlarının modellerini Seviye 2’ye gönderir. Saviye 1 ayrıca, Seviye 2’den diğer yakındaki Seviye 1 elemanlarına dair modelleri de alır.

Seviye 2: Benzer şekilde modelleri Seviye 3 ile paylaşır ve etkileşir.

Kontrol donanım ve yazılımı

Seviye 0 daha çok dijital sinyallerle çalışan (0-1) mikrobilgisayar içeren bir seviye. Bu dijital yapı hem bu seviyede kontrolü hem de üst seviyelerle iletişimi kolaylaştırır.

Seviye 1’de insanlar ve dijital bilgisayarlarca uygulamaya geçer. Konut tüketicileri ve küçük işletmeciler geniş seçenekli standardize mikrobilgisayar görüntü sistemlerini kendi seçeneklerine göre seçebilirler. (burada CRT-tüplü TV’lere de atıf var). Boyu ve karmaşıklıkta büyük endüstriyel tüketicilerin kontrol odaları kamusal hizmet şirketleri kadar olacak.

Seviye 2 ve 3kontrol odaları da standardize donanım ve yazılımdan oluşacak

Çok fazla dijital iletişim olacak. Optik fiberler kullanılacak. Güç hatları kendileri de tüketici ile çift taraflı iletişim sağlayacak.

Uyum sorunlarını minimize etmek için yazılım, donanım veri formatları ve tanımlarla standardize edilecek.

Modeller

Elektrik güç sistemleri kontrolünde iki tip model var. Matematik modeller denklemlerle sistem değişkenleri ve işletme kontrolleri arasındaki ilişkiyi belirler. Bugün çevrim dışı kontrol tasarımında kullanılır.

İnsan operatörler ise “modeller” kullanarak -matematik formül olmayanlar- ile sistemin değişik davranışlarına dair düşüncelerini somutlaştırılar. Bugün gerçek zamanlı işletme bu “modeller”e dayanır. İlerde daha çok formüle dayacak, modeller birbirine destek verecek. Aslında bilgi işleme sistemlerinin temek amacı bu modellerin idamesidir.

Dış dünyanın matematiksel modellenmesi, daha fazla amerkezi karar alınmasına imkan verecektir.

Kontrol İşlevleri

Ana işlevler için kontrol tipi iki duruma bağlıdır: Sistemin işletme durumu (normal, uyarı, acil, uç olay, restoraston) ve sistem modellerinin geçerliliği (geçerli, geçersiz, keskinlik durumu). Karar alma sistemleri, bu çevrimiçi matematiksel modeller ile geçerlilik ve kesinlik şüpheli olduğunda kararlarını değiştirecekler. Sistemdeki değişimleri belirleyip tespit eden algoritmalar ve modellerin durumu sürekli işletmede olacak.

Kutu – Enerji Pazaryeri (Energy Marketplace)

Kamusal hizmet şirketinin(“kamusal”-utility) elektriği ulaştırmadaki rolü, tüketicinin elektriğin kullanımına karşı davranışı ve elektrik güç sistemlerinin doğası birbiriyle içiçe ilişkili ve bağlantılı(coupled). Bu üçünün arasındaki ilişkilerin 2000 yılında “enerji pazaryeri” kurulması ile major bir değişim görecektir.

Bugün tüketici ve kamusal arasındaki ilişki efendi-köle ilişkisi gibidir. Tüketici kamusaldan elektrik isteyen efendi. Kamusal da bu efendisi, ne zaman ne kadar güç talep ederse etsin sağlamakla mükellefdir. Kontrol sistemleri de bu ilişkiyi yansıtıyor. Çünkü tasarımları gereğince efendi ne talep ederse etsin kölenin bunu yerine getirmesine yardımcı olmak için varlar. Efendi köleyi sınırlarının dışına ittiği zaman köle çöker ve efendi tek başına kalır. Günümüzde tüketici o kadar kamusal’a bağlıdır ki, kölesi olmadan işlevsizleşen bir efendidir.

2000’de ise, kamusal, tüketici ve kontrol sistemleri çok değişecek. O zaman tüketici ve kamusal enerji pazaryerinde iş yapan eşitler olurlar.

Fakat bazı tüketiciler kendi elektriğini de üretecekler ve fazlasını da satacaklar. Bu işlemler pazaryerinde olacak. Bu pazaryeri, iletim/dağıtım şebekesi gibi “fiziksel” dağıtım yapan ve “piyasa işlemlerini” mümkün kulan kontrol sistemleri ile olacak. Yani kamusallar sadece merkezi üretim ve depolama değil, enerji pazaryeri mekanizmasını da ikame etmek zorunda kalacaklar.

Pazaryeri ekonomisi, hem uzun dönemli kontratları (1-2 yıl için belirlenmiş tarife) ve spot fiyatları (daha önceden belirlenmeyen ama talep, santral arızaları, hava durumu gibi gerçek piyasa koşulları ile belirlenen) işletecektir. İki tip kontrat da şebekeden alım veya satım için olacaktır. Ayrıca bu iki tipin de kesintili sürümleri, daha ucuz bir fiyata (çünkü kamusal müşteri yükünü tercih ettiği zaman ayırabilecektir) sunacaktır.

Elektrik kesintilerine göre, kamusalın işletimindeki anahtar değişim yük kontrolü (“yumuşak” yük kontrolü spot fiyatla, “sert” yük kontrolü kesintililere elektrik vermeyerek) yapabilmesidir.

Kontol işlevi santralin tipine göre bağlı olacaktır. Bilgi işlem ise santral ekonomisi, dinamikleir ve benzer kabiliyetlerine bağlı olacaktır. Dinamik tepki için dış sisteme denk modelleri Seviye 0 ve Seviye 1’de gerçek ölçümler ile geliştirerek Seviye 2’ye gönderir.

Karar alma sistemlerinin çok görevi olacak. Normal zamanlarda işletme ve yakıt tüketimi eniyilemesi. Seviye 0 kontrol yasaları sürekli düzenlenecek. Bu sistemler Seviye 2’den gelen hedef ve amaçlara ulaşmaya çalışacak, ama bunlar yok ise kendi başına da devam edecek.

Kamusal sistemler, pompajlı hidro, sıkıştırılmış gaz, termal, manyetik alan, piller pek çok enerji depolama cihazları kullanacaklar. Bu sistemler için kontrol santrallerden daha basit olacak.

Trafo merkezi kontrolü: röleleme, voltaj kontrolü ve yük kesintisi işlevine – değişik voltaj seviyelerinde farklı olmak üzere- işarettir. Kontrol verileri hem sistemin kendi hem de seviye 2 karar sistemlerine sürekli olarak iletilecektir. Seviye 2 adına hat ve müşteri kesintileri takip edilecek bu sayede arıza ekipleri daha yüksek verimlilikle çalıştırılacak.

Trafo kararları Seviye 0 röle mantığı ile koordineye önem verir. Seviye 1 sistem ise uzağa konarak, bir çok trafo kontrol edilir.

Müşteriler

Gelecek 20 yılda kamusal ve müşteri ilişkisi dinamik olarak değişecek. İki tarafta enerji alıp satacaklarf.

Tüm tüketici grupları yerine mesken tüketici örnek alınırsa, PB, ısı pompası ve ev aletleri olduğu kabul edilebilir. Bu aile kamusal hizmet şirketi ile bir mikrobilgisayar kontrol sistemi ve kesintili spot fiyat kontratı imzalamış olsun.

Kontrol aile ve bilgisayar tarafından yapılacak. Bilgisayardaki bilgi işlem sistemi ailenin enerji tüketim desenleri, depolama vs ‘ye dair matematik modelleri ikame edecek. Bilgisayardaki karar alma sistemi elektriği şebekeye satıp almak veya depolamak veya temel aletleri çalıştırmak için en iyi stratejiyi belirleyecek

Bu kararlar ailenin kendi enerji kullanım modeline göre olacak. Aileler TV ve ışıklar için karar alıcılar olacak. Bazı aileler de sürekli ekranlar ile tüketimini görmek isteyebilir.

Şirketin Seviye 2 sistemi ise, ailenin enerji kullanımını arz-talep dengesinde sorun olduğunda daha farklı kontrol edecek. Spot fiyattaki değişimler yumuşak yük kontrolü sağlarken, elektrik kesintisi olmasın diye Seviye 2 bilgisayar aile mikrobilgisayarından yük atması veya kesmesini isteyecek. Detaylar kontratla belirlenir.

Kutu – Bir Elektrik Kesintisinin (Blackout) Anatomisi:2001

Cuma günü Temmuz 2001. Orta batı şehirlerinden birinde, iki fosil yakıt santrali ve depolaması ve besleyen 5 iletim hattı var.

Sabah 8:00 Hava durumu iyi. Ekonomik hesaba göre kamusal şehri iletim hatları ile besliyor. Bir tane fosil yakıt santral düşük kapasitede, ikincisi kapalı. Plan gün sonuna kadar depolanan enerjiyi kullanmak ve hafta sonu tekrar şarj etmek. Hava durumu tahmininden dolayı çevresel endişelerden dolayı hiç bir santral %50’nin üzerinde çalışamaz

Sabah 10:00 Hava durumu değişir, öğleden sonra ve akşam için fırtına gösterir. Kamusal depodan enerji kullanımını durdurur.

15:00 Fırtına ve tornado uyarısı verilir. Kamusal şehirdeki enerji depolamasını arttırır. İkinci fosil santrali de çevresel (kirlilik) sınırda çalıştırır. Santraldeki röle, düzenleyici, acil ikazlar yeni üretim ve depolama durumuna adapte olur. Fırtına haberini duyan bazı tüketiciler, kendi depolaarını da şarj ederek ekstra talep oluşturur.

16:00 Büyük fırtına gelir. İletim hatlarına çoklu yıldırım düşmesi olur. Pekçoğu rutin, otomatik açma/kapama ile sonuçlanır. Buhar türbini yakınındaki hatalı röle arıza giderilmesini geciktiri fakat hızlı çalışan valf sistemi senkronizasyonu korur. Diğer santralde açmayan kesici senktronizasyonun kaybolmasına yol açar. Fakat tökezlerken içerdeki (house load) yük ile 5 dakikada tekrar senkronize olur. Eksik enerji iletim hattından alınır.

16:15 Değişen hava durumu (fırtınadan dolayı rüzgar) fosil santrallerdeki çevresel kısıtları kaldırır, ikisi de tam güç çalışır.

17:00 İkinci grup hortum gelir. 2 iletim hattını daha götürür. Son hat çok yüklüdür. Spot fiyatlar bir anda yükselir. Müşteri üretimi artar ve yükü düşer. Bazı tüketiciler satmaya karar verir. Diğerleri depoları doldurmaya devam eder. Hat aşırı yükü 20 dakika da giderilir.

19:00 Son iletim hattına da küçük uçak çarpar. Şehir elektriksel bir adadır. Frekans düşüşü daha fazla kesintili yük düşüşü ve depodan enerji kullanımı ile durdurulur.

20:00 Hatalı bir bilgisayar devresi, trafoyu aşırı yükler ve yakar. Bu da bir fosil santrali sistem dışına iter. Arıza/kesinti gezdirme başlar, ama temel hizmetler hala %100 verilmektedir.

21:00 İşletmeci hatası kalan tek santrali de devre dışına iter. Şehirin elektriği teknik anlamda kesilmiştir: İletim ve dağıtım sistemi daha fazla enerjilendirilmemektedir. Sosyal anlamda ise bir elektrik kesintisi yoktur. Tünm gerekli servisler (sokak lambaları, asansörler) yedek ve bölgesel depolama ile karşılanmaktadır. Pekçok tüketici temel ihtiyaçlar için hala elektriğe sahiptir, ya kendi depolarından ya da yedek üretimlerden

Havuz(“Pool”) Kamusal Hizmet Şirketi Operasyon Merkezleri

Sistemin detaylı Seviye 1 modellerinin daha basit benzeri santral dinamiği, ekipman koruması, tüketici yük modelinin Seviye 2 versiyonda bulunmaktadır. Sistem ekonomisi, sistem dinamiği, iletim/dağıtım sadece Seviye 2’de bulunur.

Pekçok havuz kamusal işletme merkezi, dışardan bir kurumdan alınan hava/meteoroloji modeline sahiptir. Bunlar diğer modellere çıktı verir -güneş üretimi, talep, çevresel etki, güvenlik gibi-. Hava durumu isteyen tüketiciyle de bölüşülür.

Seviye 2’deki karar alma enerji pazaryerinin sorunsuz yönetiminden sorumludur. Bugüne benzer ama kısıtlar, maliyet modelleri, çok daha karmaşıktır. Talep, yük hava durumuna bağımlıdır. Güvenlik kısıtları sistemi dinamikleri içeren matematik modellerdir.

Spot fiyatların talep üzerindeki geri besleme etkisi yeni bir fenomendir.

Seviye 2’de alınacak yük düşüş kararı, alttaki kontrol yasası tercihlerini de etkileyecekdir. Bu seviyede sistem restorasyon kabiliyetleri de önemli olacaktır. Bilgisayar işlemleri bugünle kıyaslanınca devasal olacaktır.

Normal koşullarda, dijital bilgisayarlar matematik modeller ile otomatik karar alacak, işletmeciler yönetim ve risk kararları alacak. Sistem gerçekten belada olduğunda, işletmeciler bilgisayar tarafından sununlan muhtemel aksiyonları arasından hayati kararları belirleyeceklerdir.

Kutu – Bazı tartışmalı konular

Geleceğin elektrik sistem kontrollerinin tüm yönleri üzerinde anlaşma yok. İnsan ve bilgisayarların rolleri tartışmalı.

Bilgisayarların daha çok kullanılarak insanın yerini almasının gerekçeleri:

– İnsan işletmecilerin tüm sistem karmaşıklığını görerek hızlı hareket etmemesi, insan doğasının hataya geçit vermesi, bilgisayar donanımının bulunabilirliği ve ucuzluğu

İnsan işletmecilerin öneminde ise:

– İnsanların hatalı olması (yani programcılar ve devre tasarımcıları da yanlış yapmış olabilir), insan sezi ve bakışının öneminde, yoğun simulasyon eğitiminin öneminde

Bu yazar, ikinci kısım argümanların ve insan işletmecilerin önem kazanacağını düşünüyor. Ne tamamen merkezi ne de tamamen dağıtık-amerkezi bir sistem pratikte mümkündür.

depolama ile karşılanmaktadır. Pekçok tüketici temel ihtiyaçlar için hala elektriğe sahiptir, ya kendi depolarından ya da yedek üretimlerden

Merkezi sistemleri destekleyen noktalar:

– Koordine çalışmadan dolayı düşük yakıt bedeli, sistem tek noktadan kontrol edildiğinden iyileştirilmiş dinamik kontrol ve güvenlik, merkezi kontrol için iletişim-bilgisayar altyapısı halihazırda mevcut

Dağıtık/Amerkesi sistemleri destekleyen noktalar:

– Merkezileşme sonucu ekonomik-dinamik iyileşmelerin önemsiz olması (!), merkezi kontrol çökerse büyük bir çöküntü olur, merkezi kontrolün bölgesel ihtiyaç ve problemlerle bağlatı kuramayacağına dair inançları, mevcut kurumsal kısıtlar( farklı eyaletlerde farklı kamusallar)

Üçüncü tartışmalı konu, kullanılacak bilgisayarlar:

– Sayısal vs hibrit

– Bir çok küçük vs bir kaç büyük

Sayısal bilgisayalar çok yönlü. Birçok küçük bilgisayar kullanmak, dağıtık hesap, paralel işlem ve daha çok güvenilirlik sağlar. Büyük bilgisayarlar daha çok yönlüdür, kolay programlanır, birbiri ile konuşmak için vakit kaybetmez. Yazar “daha çok küçük bilgisayar”ların üstün geleceğini düşünüyor.

Koordinasyon Merkezleri

Bölgesel koordinasyon merkezleri karar almada bulunmayacaklar. Temel görevleri Seviye 2 ile kontrol sistemleri arası bilgi değişimi. Bu merkez, bilgi takas merkezi gibi çalışacak. Seviye 2’deki arz, talep ve koordinasyon rezerv belirleme işlemlerinin toplamsal olarak eşleştirildiği yer. Ayrıca iletimdeki “nakil maliyetleri”(wheeling costs)nin belirlenmesi de buraların sorumluluğunda

Hem Seviye 2’yi kontrol edecek hem de Seviye 2 sistem dışı entegre sistemin tamamı ile ilgili işlemlerde bulunacak. Buradaki bilgisayarlar Seviye 2 kontrol sistemleri ile konuşacak. Süpervizörlük ise insan işletmecilerin görevi olacak.

Ulusal koordinasyon merkezi ise tüm bölgesel koordinasyon merkezlerini koordine edecek. Bu da bilgi akışı ile olacak, komite toplantıları ve telefon gibi yöntemlerle

2000 yılında elektrik kesintileri

En karmaşık kontrol sistemleri de işletmede olsa, kesintiler oluyor. 2000 yılında daha karmaşık kontrol sistemleri olacağı için soru “hala kesintiler olacak mı?”. Cevap kesintinin tanımına bağlı. Teknik tanım dağıtım ve iletim şebekesinin kısımlarında elektrik olmadığı olaya; toplumsal tanım ise, elektriğin eksikliğinin kritik işlev sorunlarına ve önemli toplumsal yaşamı etkileyen kırılmaya sebep olması olarak tanımlanır.

Kesintiler olmaya devam edecek, teknik terim kullanılırsa. 100% güvenilir bir sistem yapmanın basit bir yolu yok. Mutlakam sistemin bir kısmını geçici olarak enerjisiz bırakacak bir olay olacaktır.

Toplumsal tanımda ise 2000 yılında kesintiler olmayacaktır. O zamana halk toplam kesinti olabileceğini kabul edecek ve kritik işlevler için yedek enerji tutacaktır. Topyekin kesinti olduğunda, bu yedek kaynaklar çalışarak toplumsal kesintileri ve dalgalanmları önler. 2000 yılına geldiğimizde, toplumsal tanımı ile elektrik kesintisinin Karanlık çağlardan kalma bir terim olacağı ihtimali yüksektir.

Fred C. Schweppe, Elektrik Mühendisliği Profesörü, MIT Elektrik Güç Sistem Mühendisliği Laboratuvarı.

Tarih

Yaz saati uygulaması unutuldu mu? 12 Mayıs 1968 – Milliyet Sayfa 2

25 Aralık 2016 – Serkan Şahin’in Yorumu

Haftaya başlarken Serkan Şahin’in petrol yorumu

“Bugunun yorumunda OPEC anlasmasinin arkasindaki bazi dengeleri anlatmaya calisacagim. OPEC Anlasmasi’nin ve belki de petrol piyasasinin en onemli motivasyonu Suudi Arabistan’in Iran’a pazar payi kaptirmak istememesi. 2016 Kasim sonunda bu anlasmaya yanasmis olmasinin arkasindaki bence en onemli neden Suudi Arabistan’in Iran’in uretimini 2016’daki hizla artirmasinin sonunun geldigini dusunmesi var. Bu konuda en cok guvendikleri kisim da Iran’in yabanci sirketleri ulkede yatirima ikna edebilecek ya da bu yatirimlara olanak saglayacak ortamin olusmayacagina olan inanclari. Bu sahalar yasli sahalar oldugu icin ek EOR yatirimlari olmadan uretimi artirma ihtimalleri yok. Yeni gelistirilen sahalarda da Iran’in elindeki teknolojik ve finansman imkanlarin sonuna gelinmis durumda. Iran icin 2016 son ceyreginden bu yana tek secenek uluslararasi sirketleri ulkeye sokup bu sahalari gelistirmelerini saglamasi.

Burada Suudi Arabistan’in gonlune su doken gelisme Trump’in ABD Baskani secilmesi. Cok da sakli gizli olmayan bir sekilde Rusya ile Trump arasinda bir uzlasi ve anlasma oldugu daha secim kampanyalari varken belliydi. Rusya’nin Trump’in secilmesine karsilik Trump’tan bazi beklentileri olacagi belli. Bizi ilgilendiren kismi ise Iran uzerine yaptirimlarin farkli kisvelerde tekrar uygulanmaya baslanmasi. Suudi Arabistan ve Rusya arasindaki uretim anlasmasinda yasanan uyumun da bu denkleme dayandigini dusunuyuroum. Suudi Arabistan kendi icerisinde uretime yatirim yapabilecek durumda degil ve mevcut uretim kapasitelerinin ust limitinde. Mecburen dusecek petrol uretimi oncesi bunu piyasanin iyiligine bir hamle olarak ortaya koymasi Iran ve Rusya’yi uzlasmaz bir konuma oturtarak zor durumda birakacagindan iki ulke icin de anlasmaya yanasmamak bir opsiyon degildi. Iran, Rusya ile olan yakinlasmasina ve Rusya’nin Trump uzerindeki etkisine guvenerek onunde bir engel cikmayacagini dusunerek kendi uretimine bir sinir koyulmama sartiyla bu anlasmayi destekledi. Ancak bence atladiklari en onemli nokta su ki Iran, bir yandan Rusya’ya yaklasirken bir yandan ABD ile Suriye’de Avrupa ile kendi sahalarinin gelistirilmesi ve pazarlanmasi konularinda ortakliklarda cesur davranmasinin Rusya’nin gozunden kacacagini zannetti. Rusya ise Turkiye ile kotulesen iliskilerinin duzeltilmesinin kendi menfaatlerine daha uygun olacagini farkedince Iran’i bir kenara itti ancak Iran ile olan bu yakinligi kullanarak Iran’i anlasmaya ikna etmeyi de basardi. Iran ise Rusya’nin bu rahatsizliklarinin farkina varinca Rusya ile durumu duzeltmek ve olasi bir ABD yaptirimindan kurtulmak icin Halep’teki savasin bitmesi icin Rusya tarafinda yer alir gibi gorunmeyi uygun gordu.

Her ne kadar Rusya ile Iran arasinda sorun yokmus gibi gorunse de Iran’in petrol uretiminin artmasi Rusya’nin hem yerli hem de uluslararasi petrol uretim yatirimlarindaki en buyuk tehdit. Urals petrolunun Akdeniz piyasasindaki en buyuk rakibi olan Iran petrolleri, diger yandan da Rusya’nin Venezuela petrolunu Hindistan’daki Rosneft rafinerilerinde islemesinin karliligi onundeki en buyuk sorun. Iran petrolunun piyasadan cekilmesi en cok Rusya’yi rahatlatacak bir hamle. Her ne kadar Iran denince akla ilk Suudi Arabistan gelse de Suudi Arabistan’in Iran petrolu ile ilgili bir pazar payi endisesi yok. Onlarin asil endisesi petrol gelirleri ile Iran’in bolgede Sii varligi arkasindaki gucunu artirmasi tehdidi.

OPEC anlasmasi sonrasi Irak ihracat kapasitesi nedeniyle uretim artiriminda bir yavaslamaya yasayacak. Basra Light piyasadaki payini artirma konusunda ciddi sorunlara yasayacak gibi. Bu durumda Rusya, Turkiye ile olan yakin iliskilerini ve Suriye ve Irak’taki Isid varligini bitiren taraf olarak bolgedeki Rus operatorlerine ek bir statu saglayabilir ve Irak’in ihracat kapasite artirimlarinda da soz sahibi konuma gecebilir. Bolgedeki uretimde Avrupali ureticilerin zaten eskisi kadar gucu kalmadi. ABD’li operatorler de ABD’nin bolgedeki zayiflamasindan ciddi sekilde etkilenecek. Rus ve Cinli operatorler ile Uzak Dogulu operatorlerin bolgede artan etkisi bir suredir bence cok bariz bir hale geldi. OPEC anlasmasi sonrasi Suudi Arabistan’in beklentisi Rus petrolunun Iran ve Irak petrollerinin piyasadan cekilmesi ile Akdeniz’e yonelmesi, Suudi petrolunun Cin, Hindistan ve Uzak Dogu’da payini artirmasi, geriye kalan petrol uretim kapasitesinin islenmis urun olarak Avrupa’ya gitmesi. Rusya’nin uretim kesintisi olarak lanse ettigi hareket bence ham petrole daha az kondensat karistirmak olarak gerceklesecek. Bu durumda Bati rotasindan ihrac edilen Rus petrolunde fiziki olarak bir dusus gorecegiz demektir. Simdiye kadar Suudi Arabistan, Irak ve Birlesik Arap Emirlikleri de Avrupa’ya gonderilecek kargolarda kisinti yapilacagini acikladi. Bu da ABD petrolunun Avrupa’ya gitmesi icin Atlantik arbitrajini makul bir seviyeye getirecektir. Venezuela petrolu ile beraber Avrupa’ya gidecek ABD petrolu Avrupali rafineriler icin istemeseler de en iyi secenek olarak kalacak. Bu da ABD’li ureticilerin ihtiyac duydugu can simidini onlara uzatmis olur ve boylece Trump, Rusya ve Suudi Arabistan arasindaki uclu ittifak icin planlanan senaryo gerceklesir.

ABD’li ureticiler uretimi yasadiklari finansal buhrandan kurtaracak bir seviyeye cekecek bir ortami bulacaklar ancak 2014 oncesinden seviyelere gelme ihtimalleri tamamen Kanada petrolunun ABD’ye akisi kapasitesine bagli. ABD bu kapasite artisini bir an once saglamazsa Kanada, ABD disi ihracat rotalarina yonelebilir ki bur durumda bazi planlar cok ciddi zedelenir. Bunun olusmasina musade etmeyeceklerini dusunuyorum. Ayrica Kanada petrolu operasyonel maliyetleri sebebiyle ABD gibi bir garanti aliciyi uluslararasi piyasaya acilmaya tercih edeceklerdir. Hindistan ve Uzak Dogu Asya’da beklenen petrokimya talebi artisi ABD dogalgaz sivilari ve kondensat icin bir kurtulus olacagindan bence ABD’de olusacak toparlanma karsimiza petrol uretimi olarak cikmayacak. Bu da yeni bir fiyat krizi yasanmasini engelleyecek.

Peki ya Trump’in gelmesinden rahatsiz olanlar Trump’in Baskanlik yemini etmesini Ocak’a kadar engelleyebilirse? Ya  da Trump Rusya ile olan anlasmasina sadik kalmazsa? Bunlari baska bir gunde kounsuruz.”

“Buradaki gorusler tamamen yazarin kendi gorusleri olup Thomson Reuters ve bagli kuruluslari kesinlikle baglamaz ve goruslerini yansitmaz.”

23 Aralık 2016

ODT: https://drive.google.com/open?id=0B3RIv3pMNaTdZkNGZS1BQWJObzA

2017’de emtialarda neler olacak? 2016’nın başı ve sonu çok farklı oldu. Başında bir çok şirket sallanırken, sonunda yeni alımlar, şeyl alımları geldi. 2017’de nelere bakacağız? OPEC anlaşmasının uygulanması izlenecek, ABD petrol üretimi, Hindistan Asya’nın yeni büyüme motoru olacak mı? Küresel bir gaz piyasasının hızlanmasını görecek miyiz? Elektrikli arabaların rekabetçiliği artacak mı, çakılacak mı (vergi destekleri düşerse). Bugün Emrah Emin Danış’ın küresel doğalgaz yorumu var. Dünden gelen PdVSA’nın ABD’deki 3 rafinerisine Rusya’nın Rosneft’ine ipoteklemesi ilginç. Bugün bir makale özetine vakit harcadım. Bence değer. Elektrik dönüşümlerinin kıyaslanması : Almanya ve Japonya. İşin gerçeği yazarlar, enerji güvenliği konseptinden yola çıkarak, ülkedeki çıkar grupları tabanı ne kadar geniş ise o sektörün aslında kendine göre politika yönlendirmesi yaptığı fikrine çıkıyor.

Yorum – Haftalık Doğalgaz Piyasaları Görünümü – Emrah Emin Danış

Soğuklar ve Arzdaki Düşüş LNG Fiyatlarını Arttırdı

Asya piyasalarında geçtiğimiz haftayı 9.30 $/mmbtu dolara çıkarak son 2 yılın en yüksek seviyesinden kapatan spot LNG fiyatları Avustralya’da devam üretim kesintisi ve yüksek seyreden mevsimsel talebe bağlı olarak 23 Aralık’ta haftayı 9.50 $/mmbtu seviyesinden kapattı.

NBP’de ise gelecek ay vadeli LNG kontratları petrol ve gaz fiyatlarındaki artış ile mevsimsel taleple birlikte yükselişini sürdü. Geçtiğimiz haftayı 5.75 $/mmbtu seviyesinden kapatan gelecek ay vadeli kontratlar bu haftayı 5.95 $/mmbtu’dan kapattı.

Henry Hub’da fiyatlar arttı

Henry Hub’da geçen haftayı düşüşle 3.41 $/mmbtu seviyesinden kapatan gelecek ay vadeli kontratların bu hafta kayıplarını geri aldığı görüldü. Cuma günü itibariyle gelecek vadeli kontratlar 3.69 $/mmbtu seviyelerinden işlem görüyor.

Global Energy Research Partners Araştırma ve Strateji Direktörü Emin Emrah Danış @emindanis

Bilgiler

Çin, Kasımdaki 2.66 milyon ton LNG ithalatı rekorunu bu ay kırabilir: 3.33 milyon ton LNG . Asya fiyatları 9.3$/mmbtu’ı gördü, Ocak 2015’ten beri en yüksek seviyesine ulaştı. Geçen sene Ocak-Kasım döneminde 19.63 mton iken şimdi 22.3 milyon ton’a yükselmiş durumda

Yüzyılın kontratı denilen ACG (Azeri-Chirag-Gunashli) sahası geliştirme anlaşması bugün 2050’ye uzatıldı. Mevcut da ACG 620bin v/g üretiyor. Orjinal anlaşma Eylül 1994’te 30 yıl için imzalanmıştı. Üretm Kasım 1997’de başladı. Şu ana kadar 33 milyar $ yatırım ile 3 milyar $ üretim yapıldı.

Avrupa’nın daha fazla Gazprom gazına ihtiyacı var. Kanıt? Bu sene Avrupaya gaz arzında Gazprom 3 yeni rekor kırdı: günlük, aylık ve yıllık. 1Ocak-30Kasım’da toplam satış 162.7 bcm oldu. Kasımda 17.6 bcm ile aylık rekor kırıldı. 29 Kasımda da 614.5 milyon m3/gün tüketim oldu. LNG bocalarken boru hattı rekorları kırmış. 9 aylık artış %4.

Venezuella’non devlet şirketi PdVSA, Citgo’nun sahibi. Citgo’da ABD’de 3 rafineri(749bin v/g kapasite) ve boruhatlarının sahibi. Citgo hisselerinin %49.9’u Rosneft’e 1.5 milyar $ borç karşılığı ipotekli. 30 kasımda rezervlerdekş 891 milyon $ artışın sebebi olduğu da düşünülüyor

California Enerji Komisyonu, bilgisayar ve monitörlere zorunlu enerji verimliliği standartı getirdi. Eyalette bilgisayar ve monitörleri 5610 Gwh tüketiyor, konut tüketiminin %3, ticari tüketimin de %7si. Masa üstü bilgisayarlar zamanın %77sinde açık ama bu zamanın %61’inde boş duruyor. 2019’da boşta tüketim %30, 2021’de %50 azaltacaklar.

Küresel gaz ticareti 1000 milyar m3(bcm)’ten, 2040’ta 1650 bcm’e çıkacak. LNG yıllık %3 artarken, 2040 da ticaretin %40-45’i LNG olacak. Katar enerji bakanının iddiaları.

Kasım’da Çinde elektrikli araç satışı 43441 oldu. Ekim’e göre %36, yıldan yıla da %56 artış. Elektrikli araçlarda piyasa payı %1.4 ile ABD(%1.1) ve Avrupa(%1.2)’nin üzerine çıktı. Toplam elektrikli araç Çin’de 650,000, ABD’de 560,000, Avrupa’da 630,000. En çok satan 5 araç Çinli üreticilerin ve 300 km menzil altı.

1974’de devreye girip 1979 Mart’ta kaza sebebiyle 2.ünitesi kapatılan Three Mile Island’ın üretim maliyeti 44.5$/Mwh. PJM ortalama fiyatları 39 $/Mwh, gaz için ise 25$/Mwh.

Libya ulusal petrol şirketi başkanı Mustafa Sanalla, Mısır’da Petrol Bakanı Tareq el Molla ile görüştü. Mısırlı şirketlerin ülkesinde yapacağı yatırımlar için destek istedi. Bu arada İtalyan şirket delegeleri ile de görüştü.

Makale Özeti

Comparing electricity transitions: A historical analysis of nuclear, wind and solar power in Germany and Japan

Elektrik Dönüşümlerinin kıyaslanması: Almanya ve Japonya kıyaslaması

Aleh Cherpa, Vadim Vinichenkoa, Jessica Jewell , Masahiro Suzuki, , Miklós Antala , Energy Policy
http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S030142151630595X

Makale karışık gibi ama bir kaç önemli soruya cevap buluyoruz?

– Almanya’da nükleeri kim öldürdü? Kömür ve rüzgar lobisi
– Enerji dönüşümleri hikayeleri neden gerçeği yansıtmıyor? Ekonomik, sosyo-ekonomik ve politika değişimleri önemli

Makale şöyle güzel, ben çevreci Almanya’nın neden kömürü değil nükleeri kapattığını anlamamıştım, net bir cevap var. Ayrıca hiç düşünmediğim bir soru da netleşiyor. Fukushima Japonya’da oldu ama Almanya nükleerden çıktı fakat Japonya çıkamadı, neden?

Makaleyi baştan sona değil, faydalı gördüğüm yerleri ile özetliyorum.

2.1.1 Güvenilir arz-talep dengesi ve devlet amaçları

Enerji politika amaçları talebi güvenilir bir tedarik ile dengelemek. Yergin ise “güvenilir” ‘in “yerel” olduğunu belirtiyor. Yüksek talep artışı büyümeleri, ulusal nükleer programların başlatılması ile sonuçlanıyor.

1970’lerde hem Almanya hem Japonya petrol krizleri ile petrol ithalatına bağımlılığı azaltmayı hedeflediler. İki ülke de enerji politikalarını talep artışı ve kendine yetebilirlik üzerinden formüle etti (2010’da). Almanya geniş kömür rezervleri (ve coğrafyası) ile daha az ithal enerji kaynakları korkusu yaşıyordu, Japonya’da ise enerjide yetebilirlik ulusal güvenlik ile eş anlamlıydı. Bazıalrı buna enerji-tedirginliği (energy-angst) dediler.

2.1.2. Çıkar grupları

Enerji politikaları sadece devletin kendi hedefleri ile değil, bazı özel sosyal grupların özel çıkarları ile de şekillenir. Herşeyi açıklamasa da, nükleerden çıkışı Almanya’da yenilenebilirci bir koalisyon, Japonyada nükleeri de nükleer çıkar grupları itmiş olabilir.

2.1.3 Nükleer karşıtı duygular ve diğer fikirler

Politikalar geniş sosyal hareketlerin fikirlerine etkilenir, bunlar devletin sorunu tanımlama ve çözüm arama şeklini değiştirir. Mesela anti-nükleer fikirler Almanya’daki Energiewende’yi açıklayabilir. Fakat Japonya’yı açıklayamaz(Fukushima sonrası)

2.1.4 Devlet kapasitesi ve kurumları

Devletin amaçlarına ulaşması materyal ve kurumsal faktörlerle sınırlanır. Ikenberry(1986), devletlerin enerji stratejilerini sanayi-devlet etkileşim desenine bağlı olarak seçtiğini, ve buna da “kurumsal kapasite” dediğini belirtiyor. Dolayısıyla benzer kurumsal kapasite Almanya ve Japonya’nın 1970-1980 enerji stratejilerini açıklıyor.

Yazarlar burada Almanya [ve bence Japonyayı] “koordine edilen piyasa ekonomileri”, İngiltere’yi de serbest piyasa ekonomisi olarak tanımlıyor. Almanya’da federalizm, çoklu partili sistem ve güçlü sivil toplum varken, Japonya’da merkezi,teknokratik ve hatta ‘kayırmacı’ devlet var.

2.1.5. Devletler ve Sosyo-teknik rejimler

Enerji hedefleri için devletler diğer toplumsal aktörler (sanayi, banka, enerji şirketleri, nihai kullanıcılar) ile etkileşime girer. Mesela bir devlet mevcut aktörlerle çalışmayı seçebileceği gibi , yenilerini de geliştirmek isteyebilir. Mevcutların yeterli kaynağı olabilir ama değişime de çok direnirler. Aynı zamanda devlet kurumlarıyla ortak hareket ederek, devletin amaçlarını da değiştirir, kendi çıkarları için yeniden yorumlarlar.

Almanya’da nükleer rejim 1970-1980lerde, kömür de 1950-2000’lerde ciddi etkiliydi. Bazı akademisyenler de “hükümet, iş dünyası ve politik kurumlardan – özellikle Liberal Demokrat Parti – LDP” ile Japonya’nın “nükleer kasabası” (nükleer hemşericilik gibi) adlandırdı.

2.1.6 Devletler, in ovasyon ve teknoloji difüzyonu.

Enerji hedefleri için devletler, yeni enerji teknolojilerini sisteme almaya başlayarak mevcut sosyo-teknik rejimi değiştirir veya en azından yeniden ayarlar. Teknolojiler genelde çekirdek ülkelerden çevredeki ülkelere doğru yayılır.

İki ülke de, nükleeri ABD’den aldılar. Almanya rüzgarı Danimarka’dan 1990’larda aldı. Japonya 1980-2000’lerde dünyada güneş enerjisinde liderdi. Burada da güneşin 2000’lerde neden Almanyada daha hızlı büyüdüğünü anlatmak zor oluyor.

2.1.7 Rejim değişikliği

Enerji dönüşümleri, rejim değişimleri gibi kompleks süreçleri içerir. Burada mevcut rejim, daha önce korunan daha ileri bir yapıdan gelen yeni girişlere yer verir.

Mesela Fukushima sonrası Almanya, “geleneksel fosil-nükleer” enerji rejiminden “yeni Yenilenebilir”rejimine geçti.Almanya’nın güçlü bir imalat sektörü de yenilenebilire geçişte etkiliydi

3.1. Elektrik dengesi

Almanya ve Japonya’nın elektrik miksindeki gelişimindeki en dikkat çekici gelişme 1970’de iki ülkenin benzer tüketimleri var iken,2010’da Japonya Almanya’dan %80 daha fazla elektrik tüketmesi. 1970-1980’lerde iki ülkede de talep arttı. Ama Almanya’da 1990’larda durulan talep, Japonya’da artmaya devam etti.

Peki Japon talebi neden arttı? RCP (konut-ticari-kamu sektörü) enerji(elektrik değil) talebi kişi başına Almanya’da hep en yüksekti. Japonya’nın ki ise G7 içinde 1970’lerde en düşük iken, 2013’lerde İtalya, Fransa, İngiltere seviyesine geldi. Birinci sebep Japonya’nın kişi başı enerji tüketiminin Almanya’ya yaklaşması, ikinci sebep ise elektriğin diğer kaynaklara tercih edilmesi (japonyada). Yani Almanya’da doğal gaz yerine Japonya’da elektrik RCP’de artıyor.

İki ülkede de elektrik arzı fosil kaynaklardandı. Ama Almanya’nın enerjisinin %75-90’ı yerli kaynaklardandı (Linyit). Japonya’nın kis ise %20-45 civarındaydı.

Almanya 1989’a kadar üçüncü büyük kömür üreticisiydi, hala en büyüklerden. Kömür Almanya’nın savaş sonrası restorasyonunda ve bazı eyaletlerin refahında anahtardı. Kömür çıkarları için ana destek SPD partisiydi.1980’den beri kömür 150 milyar € sübvansiyon aldı. Japonya’da ise kömür işleri 2007’de 600kişiydi.

Nükleerin gelmesi ile Japonya yetebilirliğini arttırırken Almanya’nın ki zaten yüksekti. Japonya ise izole bir şebeke. Ayrıca Japonya’nın trajik 2.Dünya savaşı macerası, enerji arz konularını ulusal enerji politikalarında çok önceliklendiriyordu.

Japonya Arge’ye çok para ayırdı. 1980’de Alternatif Enerji Kanunu çıkardı, güneş ve diğer teknolojileri destekleyen. Ayrıca ortadoğu petrollerinin yerine çeşitlendirme ve Asya’da enerji diplomasisi, yurt dışında varlık alımı

2010’da iki ülke de benzer enerji planları adapte etti .Almanya Energiekonzept , Japonda 3.Temel Enerji Planı (BEP) ve benzer hedefler önerdiler. Fosiller 2.5 kat azalacak, nükleer ve yenilenebilir artacak.

2011’de Fukushima’dan sonra iki ülkenin de planları değişti. (Aşağıda Almanya ve Japonya’nın 2011 öncesi ve sonrası plan değişimleri var)

1990’larda nükleer Almanya’da elektrik üretiminde %29, Japonya’da %27 paya sahipti .1990’da Almanya politikayı değiştirmese de, yeni NPP (nükleer santral) deverye almadı. Yeni santral yapmadığı için yerel nükleer ekipman üreticileri yurtdışında kontrat kovaladı, en sonunda Siemens 2001’de nükleer işlerini Fransız Framatome’a sattı. 2011’de de nükleer çalışmalarını kapattı. Japonya ise 15 yeni reaktör ve devlet yardımlarını arttıdı.

2000’lerde ise kömür destekçisi Alman SPD, 1970’lerden beri baz yük için nükleer ve kömür arasındaki rekabeti arttırdı. 2002’de Yeşiller ve SPD, yeni nükleeri yasaklayan ve mevcutların da çalışma süresini 32 yıl ile sınırlayan kanunu müzakere ettiler. Fakat nükleer sanayiciler zaten sektörü terketmişti. Kömür kazandı. Talep de artmıyordu. Almanya’da 1997-2003’te kömür destekleri 35 milyar €. 2003’te mdencilik 2012’ye kadar desteklendi, ayrıca kömür çevre vergisinden muaf tutuldu. SPD’nin yenilenebilire desteğine karşı, Yeşiller’de doğalgaza yüksek vergiye destek verdiler böylelikle kömür rekabetçi oldu.

Japonya’da ise, nükleer kömür veya yenilenebilirle politik bir rekabet yaşamadı. Hem elektrik şirketleri hem de nükleer tedarikçiler destekçiydi. Enerji yeterliliğ i argümanı da kendi tarafındaydı. Toshiba, Mitsubishi, Hitacih gibi şirketler ile 15 milyar $’lık 10000 şirketlik, 400 nükleer teknolojinin olduğu 80000 istihdam veren bir sektördü 2010’da.

Fukushima öncesi planlarda Nükleer 2030’da elektrik üretiminde %53 paya sahip olacakken, sonrasında (2014 planı), bu oran %20-22’ye düştü.

3.3 Rüzgar

Rüzgar 1980’lerde Danimarka’da ticarileşti. Almanya’da araştırma yaptı. 1970-1980’lerde başarısızlıklarla projeyi kapattı. 1990’da Almanya alım garantisi StrEG(1990) kanunu ile, öncelikle küçük hidroları desteklemeyi ve onlara perakende fiyatın %90’ı ile alım garantisi vermeyi planlıyordu. Fakat 1990’larda inanılmaz bir 100 kat rüzgar artışı gördü. (1999’da %1’e ulaşmıştı). Almanya’daki bu artış, Danimarka teknoloji üzerine inşa edildi.

Siemens’te bu işe girdi. Rüzgar yandaşları SPD-Yeşiller (red-green)’e yanaştılar. Hem rüzgarı daha çok teşvik edecek EEG (2000) kanunu ile de 20 yıllık garantiler kopardılar.

Danimarkalı Vestas 1990’ların ortalarında Japonya’da da rüzgar türbini kurdu ama piyasa büyümedi. 2001’de yabancı firmalar Japon rüzgar türbin piyasasının %95’ini tedarik ediyordu.

Çıkarımlar

Yerel kaynaklara bağlı rejimler enerji güvenliğini kendi avantajlarına hareket ettirebiliyorlar. Çünkü büyük bir çıkar grubu var. Genişleyen rejimlerde, yeni tesisler yapılıyorsa, sadece sahipleri, işletmecileri değil, imalatçı, müteahhit, inşaat gibi diğer grupları da içeriyor. Almanya’da nükleer durunca, sektörde yurt dışında iş aradı ve ülkede nükleeri sonlandırmak kolay oldu. Japonya’da ise büyük bir sektör olarak kaldı .Ama Almanya’da rüzgar rejimi çok fazla çıkar grubunu içerdiğinden (imalatçi, müteahit vs) daha yerleşik oldu. Bu yerleşik olma ve gücü sayesinde devlet politikalarını şekillendirebildi.

Almanya’da nükleerden çıkış hızlı oldu, çünkü sektör zayıf ve parçalı idi. Rekabetçisi rüzgar ve kömür ise çok güçlüydü. Nükleer karşıtları politik koalisyon üzerinden hareket ettiler. Ama Japonya’da nükleerin güçlü rekabetçileri yoktu.

Rüzgar ve gümeş aslında ArGe, teknoloji gelişimi ve imalat konusunda çok ayrı teknolojiler. Fakat geniş ölçekte kurulduğunda benzer aktörleri faydalandırıyorlar: mülk sahipleri, kooperatifler, belediyeler ve inşaat şirketleri..

Sonuç

Enerji dönüşümleri, politik, tekno ekonomik ve sosyo teknik etkileşimlerin bir bileşimi. İki paralel strateji var:

1. Mevcut rejimlerle çalışmak: Devlet mevcutları güçlendirir veya zayıflatır ama onlar tarafından manipüle de edilir. Yerel kaynak ve altyapı gelişimi temelli rejimler politik olarak daha güçlü. Bu yüzden 2000’lerin başında Kömür ve rüzgar Almanya’da nükleer Japonya’da güçlüydü.

2. Korunan nişleri (protected niches) güçlendirmek: Devleti rehin alınmaya karşı daha güvenli tutarken, başarı her zaman gelmeyebilir. Çünkü ticarileşemeyebilir.

22 Aralık 2016

ODT dosyası: https://drive.google.com/open?id=0B3RIv3pMNaTddGdxcFkxVDZ6Nzg

Meksika petrol istasyon istatistikleri ilginç. Bugün istatistikler vermeye çalıştım tüm haberlerde. Hindistan’ın yeşil koridoru, İngiltere’nin rekor temiz elektirk üretimi, Norveç’in 100,000nci elektrikli aracı, Almanya’nın yenilenebilir ve verimlilikde ne kadar istihdam ve tasarruf hedeflediği… Petrol şirketleri alıma geçti, ne demek? Dibe çok yakınız galiba, Total’de Petrobras’la ortaklık ve hisse alımları gerçekleştiriyor. Trump tek tweetle Uranyum fiyatlarını iyi yükseltmiş. Fransa’da 3400 nüfuslu şehrin sokak aydınlatması için 5milyon €’luk güneş yolu yapılmış.

Bilgiler

Total ve Petrobras bir Varlık Paket Anlaşması imzaladılar. Total 2 tane pre-salt (okyanus altında kalın bir tuz tabakası altındaki) lisanslarda %22.5 ve diğer bir alanda %35 pay alacak. Toplam değeri 2.2 milyar $ hem alt akış hem üst akışta ortak işbirliği.

Suudiler 2017’de 184 milyar $ gelir bekliyorlar. Bu seneki ilk tahminlere göre %31 artış. Petrol gelirleri ise 128 milyar $, 2016’dan %46 daha yüksek. Petrol dışı gelirler de %6.5 artarak 56 milyar $’a ulaşacağı iddia ediliyor.

Norveç 100,000nci elektrikli araç sayısını da aşmış oldu. 2020 hedef de 400,000 araç. PHEV (prizli hibrit elektrikli vasıta) ise çok iyi artmış. İngiltere’de PHEV %45, Almanya’da %23 artmış.(2015Y1’e göre)

Meksika benzindeki sübvansiyonları gelecek Mart’ta kaldırabilir, fiyatlar %15 veya daha fazla artar. Meksika’da 11400 benzin istasyonu var. 100,000 kişiye 9 istasyon düşüyor. ABD’de 36 istasyon. ABD’de benzinde ham petrol fiyatın %50si, rafineri %12si, dağıtım pazarlama %19’u, vergiler de %21’i oluşturuyor.

Yenilenebilir ve verimlilik Almanya’ya 149 milyar € tasarruf sağlayacak. 274 milyar € kazanç için 125 milyar € yeni teknoloji altyapısı yapması gerekiyor. (nette 149).Enerji sektörü 10 milyar € kaybederken, diğer sektörler, 84 milyar €, devlet 26 milyar €, tüketiciler de25 milyar € tasarruf etmiş olacak. 430,000 yeni istihdam da oluşmuş olacak.

Venture Global LNG, ABD’den yılda 2 milyon ton LNG ihraç edebileceği Mississippi ırmağı üzerindeki Plaquemines Parish, 8.5 milyar $’a mal olarak 250 yeni istihdam oluşturacak.

Almanya tatilde elektriği bedavaya getirecek haberinde, çok güçlü rekora yakın rüzgar üretimi beklerken sıcaklıkların da 5 dereceden fazla artması ile fiyatlar çok düşecek deniliyor. Rüzgar 31.3 GW’tan 27 Aralık’ta 33.7 GW’a, Şubat’ta da 33.8 GW’a çıkacak. 25’i için fiyatlar -11.25 $/Mwh’e düştü.

Hindistan yeşil koridor projesi ile 21 eyaletteki 34 güneş parkından 20 GW’ gücü taşıyacak 1.8 milyar $ iletim hattı yapacak. Hedef 2022’de 175 GW temiz enerji

Alberta’da mikro-üretim sınırını 1 MW’tan 5 MW’a çıkardı, ayrıca bir mikro üretim tesisinin de yakındaki alanlara hizmet vermesine imkan sağladı. “Bu sayede Albertalıların şebekeye gereksinimi azalacak” denmiş.

Azerbaycan ile Polonya arasındaki anlaşmada, petrol, LPG ve LNG taşımacılığı konusunda işbirliğinde anlaşıldı. Socar ve Lotos Oil, Polonya’nın deniz terminali Gdansk’a tedarikte anlaştılar.

MIT’nin Utility of the Future raporu ile ilgili bir kısa özet de burada.

İngiltere’de bugün açıklanan 2016Ç3 enerji istatistiklerine göre temiz enerji(nükleer+rüzgar+güneş+bioenerji) %50 ile rekora ulaştı.

Fransa, Normandy’de bir ilçede 1 km’lik ve 2800 m2, güneş enerjili yolu kullanıma açtı. Yol 5 milyon €’ya mal oldu. Günde 2000 motorcu kullanacak. 3400 kişilik ilçenin sokak aydınlatması için kullanılacak.

45 dakika bisiklet çeviren 12 insan 400-800Watt güç üretiyor. Haberin ilginç tarafı şu, müşteriye “gelin, pedal çevirin, karbon emisyonlarını azaltın” diyen bir spor merkezi (gym).

Grafik

Donald Trump bugün ABD’nin nükleer kapasitesini güçlendirme tweet’i attı ve Uranyum fiyatları nasıl hareket etti(Bloomberg)

21 Aralık 2016

Arabalar reklamlarındakinin çok üzerinde tüketiyorlar. FT’ye göre bu 2012’de %28 iken şimdi %42 daha fazla tüketimlere varmış durumda. Mısır ve Eni LNG tesisi konusunda anlaşırsa, İsrail gazı önündeki opsiyonlar daha da daralır. Morgan Stanley’im emtia bölümü bayağı daralmış(1/3’e düşmüş). Lityum üretimi notları ilginç. Serkan Şahin bugün hafta ortası yorumunda EIA verilerinde nelere dikkat ettiğini, Baker Hughes da çokça retweet ettiğimiz toplam rakamların nasıl bakılması gerektiğine örnek veriyor. Bugün güzel raporlar vardı. 2014-2016 petrol fiyat krizi, sıkı petrol gelişmeleri ve teknik analizi. Rapor/kitap özeti yazacak arkadaşlara da yer açabilirim-rapor önerebilirim.

Yorum – Serkan Şahin

Aşağıdaki yorum Serkan Şahin’in hafta ortası petrol piyasası yorumudur:

“EIA verilerinde bu haftanin en ilginc verisi PADD 2 ticari ham petrol stoklari 1.02 milyon varil artarken Cushing stoklarinin 245,000 varil dusmesi. Hem ulke genelindeki hem de PADD 3’deki urun stoklarindaki dusus ile beraber bu veri bana ABD’de uretilen ve ithal edilen petrolun dogrudan rafinaja gittigini soyluyor ki bu ABD’de bir talep artisi demek olabilir. Toplam petrol ithalatindaki 1.1 milyon varillik artis da sanki bunu destekliyor gibi. Rafineriler artan fiyatlarla beraber mevsimsel etkinin birlesmesinden olusan bir karlilik bayrami yasiyorlar sanirim. Christmas zamaninin tadini rafinericiler cikariyor diyebiliriz.

ABD’de hala uretim artisi basladi demek icin cok erken. Baker Hughes verilerini cok yanlis yorumlayanlar var (aslinda dogru yorumlayabilen cok az). Buradan bir genel tavsiyede bulunayim, ozellikle ABD verilerini incelerken toplam sayilara bakmayin. ABD yapisi geregi bolgesel ciddi farkliklari olan bir yer. Toplamdaki degisim kendi basina bir anlam icermez. O yuzden Baker Hughes toplam kuyu sayisinin artmis olmasinin hicbir anlami yok. Ben Colorado ve ana Midland basin disi Teksas’ta hareketlenmenin arttigini goruyorum. Colorado gaz talebi kaynakli bence. Midland disi hareketlenme de “drilled uncompleted” bazi kuyularn breakevenlarina ulasilabildiginin gostergesi diye dusunuyorum. Saha imtiyazlarini kurtarmak icin artan fiyatlarin avantaja donusturulmesi cabasi da olabilir. Gecen hafta Midland basin icin bir artis gorduk ama heyecanlanmak icin cok erken. Zaten Teksas’tan simdiden maaslarin ve catlatma kumlarinin zamlandigi haberleri gelmeye basladi. Maliyetlerdeki artis fiyatlardaki artisi bir sure daha tuketecek gibi. Tam toparlanma icin Ocak sonrasi ihtimalli ama Kanada petrolunun Cushing ve Korfez’e gelisinde kolaylik olusmadikca, Permian ve ozellikle Eagle Ford petrolunun ragbet gormesi zor. Belki Venezuela petrol imdatlarina yetisir.”

“Buradaki gorusler tamamen yazarin kendi gorusleri olup Thomson Reuters ve bagli kuruluslari kesinlikle baglamaz ve goruslerini yansitmaz.”

Bilgiler

TV’de araba reklamlarında tüketimle ilgili altta geçen yazılar hep yalan. Yıllar geçtikçe daha da yalan oluyor FT’ye göre. 2012’de arabalar yollarda testlere göre %28 daha çok tüketirken, geçen sene satılanlar testlere göre %42 daha çok tüketiyormuş. Gerçek denemelerde reklamlara göre Mercedes %54, Audi ve Smart %49 daha çok tüketiyor.

Pakistan’da yazın 5000 MWlara varan ve uzun süren kesintiler oluyor. Doğalgaz üretimi 2012’de 39.4 mtep oldu. Hükümet 2025’e 60 milyon ton ile Japonya’dan sonra ikinci olmayı hedefliyor. Danışmanlar katılmıyor, en fazla 5 veya 20 mton diyor. Devlet bankası raporunda LNG ithalatının ülkeye fayda sağladığı belirtilmiş.

Japonya bugün resmi olarak 8.5 milyar $’a mal olan Monju hızlı besleyici “fast breeder” (bildiğimiz reaktörlerden değil) projesine son verdi. Bu reaktörlerde diğer reaktörlerin atıklarından alınan plütonyum yakılacaktı. Reaktörün sökülmesi de 3.2 milyar $ tutacak.

Mısır ile Eni arasında yeni bir anlaşma(Mısır basını oldu diyor) devreye girerse, Damietta LNG(sıvılaştırma)’de İsrail’in Tamar sahasındaki gaz için boş kapasite kalmayacak.Tesis 1 milyar$a mal oldu, %80 Union Fenosa Gas (UFG)’nin %20 Mısır devletinin. Delek, Avner ve Isramco Negev bunun üzerine Tel Aviv Borsasına UFG ile görüşüyoruz bilgisi verdiler.

ABD’de 2010’daki Dodd-Frank kanunundaki Volcker kuralı sonrası, emtia ticaretindeki daralmanın örneği. Morgan Stanley’in fiziksel emtia riski 2011’deki 9.7 milyar $’dan 179 milyon $’a, 400 personeller yıllık 3 milyar $ gelirden, 150 personelle 1 milyar $’a düştü. Büyük değil akıllı ve küçük oyun. Trump Dodd-Frank’ı devre dışı bırakmayı vaad etti.

Gürcistan elektrik piyasası analizinde, artan talep ile, eğer komşu ülkelerdeki elektrik fiyatı 80$/MWh üzeri olursa yapılan büyük hidrolar maliyet etkin oluyor. Elektrik talebinin 2015’ten 2025’e 10.9 TWh’dan 19.6 TWh’a çıkması bekleniyor. Alman ekonomi takımı Gürcistan’ın ithalat ile talebini yönetmesini ucuz ama riskli buluyor.

ABD Başkanı Obama dün, Arktik’teki Chukchi ve Beaufort denizlerinde büyük kısımları petrol ve gaz aramacılığına kapattı. Kanada başbakanı ile ortak açıklama ile 5 yılda bir tekrar gözden geçirilecek. Shell geçen sene milyarlarca dolar harcadıktan sonra Chukchi Denizinde aramayı durdurmuştu. Beyaz Saray açıklaması

Energyfuse’da 2016’nın en iyi 10 haberinden özet kısmından; İran’dan Fransa’ya bir tanker Süveyş kanalından 19 gün, Afrika’dan 34 gün sürüyor.

Bloomberg Emtia Endeksi 2010’dan beri negatif büyümüştü, 2016’da %10 artış gösterdi. Bu sene enerji ve endüstri metalleri en iyi performansı gösterdi. Endeksin %63’ü enerji ve metal. Altın 7 yılın dibi 1000$’a düşerse hızlı toparlar. Metalleri yıldız yapan ise çinko ve bakır

Öbekzinciri (blockchain)lerle enerji paylaşımı konusunda Siemens ve LO3’ün Brooklyn projesi ilginç. Haberin devamında ABD’de (evlerinde/bodrumda) marihuna yetiştirenlerin elektrik talebinin %1’ine denk geldiği de var.

Orocobre Limited CEO’su Richard Seville, Lityum üreticilerinin küçüklerinden. Geniş bir röportajı var. Lityum piyasası uzun bir süre sıkı gidecek, ilk fiyat yumuşaması 2020 gibi. Lityum projelerinde fizibilitenin tamamlanması 2.5 yılı bulabiliyormuş.

Norveç devlet fonu –dünyanın en büyüğü 870 milyar $-, daha önce 44 şirkete yatırım listesinden çıkardıktan sonra 15 tane daha kömüre dayalı şirketi yatırım listesinden çıkardı. Bak sonra ucuz kömür varlıkları toplarsanız…..

BlackRock’ın (eski) portföy yöneticisi Mark Lyttleton, içerden bilgi ile enerji şirketleri ile ilgili ticaretten 43000$ kazanmış, mahkeme 1 yıl hapis cezası vermiş.

Grafik

Bloomberg Emtia Endeksindeki ağırlıklar (sarı alan) ve yıllık/çeyreklik performanslar

Tarih

Kış saatine de çok itiraz vardı, 24 Kasım 1987 – Milliyet

20 Aralık 2016

Word: https://drive.google.com/open?id=0B3RIv3pMNaTdelM3MkctVTBTa3c

Brookings ve Nature Energy’de güzel yazılar var. Isı sektörü değişmeden enerji dönüşümü olmaz arka plan mesaji. Total’in LNG stratejisi “azınlık hisselerle başla, sonra olgunlaştır”. ABD’de kurullarda en önemli konu dağıtık sistemleri destekleyen tarife yöntemleri. Destek kalkınca Danimarka’da elektrikli araba satışları düşmüş. Düşündürücü, vergisiz, desteksiz, alım garantisiz temiz enerji ve elektrikli araba büyümesi ne hızda olacak. Kitap özetinde “Superforecasting” kitabından bir özet var.

Bilgiler

Nature Energy Aralık sayısı editoryal kısımda, ısı üretiminin karbonsuzlaştırılması konusu var. AB’de enerjinin yarısı ısıtma ve soğutmaya gidiyor. ABD’de %65 (su ısıtma dahil). Bu enerjilerin de %75’i fosil yakıtlar. Dolayısıyla ısıyla karbonsuzlaştırmak en önemli hedef. Hidrojen, elektroliz, biyo metan, ama tek bir cevabımız yok.

Brookings, ABD’de kömür santrallerinin Trump’un EPA başkan seçiminden bağımsız olarak ucuz gaz ve artan yenilenebilirler sebebiyle kapanmaya devam edeceğini öneriyor. 2016’da 6.5 GW kömür santrali kapandı, 2015’te bu rakam 14.8 GW’dı. Yenilenebilirin payı 2015’te %13.7’den 2016 ilk yarıda %16.9’a çıktı.

Total’in Houston’da Tellurian’ı almasından sonra Wood Mackenzie analistinin yorumu ilginç : “tipik bir Total LNG satın alması… LNG işkolunu Avustralya ve Rusya’da satınalmalarla inşa etti,projelerin ilk aşamalarında önemli ama azınlık hissseleri alıyor, sonra olgunlaştırmaya yardımcı oluyor.”

Gazprom 14.7 milyar $ bütçeyi onayladı. 2/3’ü sabit yatırımlar, Gazprom uzun vadeli planlarımız değişmedi diyor.

Fransız Çevre bakanı, 10000’den fazla nüfusu olan belediyelere “ısı ağları/merkezi sistem” kurmalarını istedi

VW, Kanada’da 1.6 milyar $ tülketicilere ödeyecek. Ülkede 105,000 VW ve Audi araç var. Uzlaşma sadece 2.0 litre motorlar için. Sene başından beri Kanada’da VW satışları %13 düşerken, Audi %15.1 arttı.

ABD’de 2016’da en önemli 10 eyalet düzenleyici kurum haberleri: 1-California Dağıtık Kaynakları(DEK) geleneksel yatırıma alternatif önerdi, 2- New York’un REV’indeki ikinci aşamadaki tarife yapısı,3 – Modern şebeke planlaması, 4- Tüketici verisinin, izinle bölüşülmesi uygulamaları, 5- DEK tarife tasarımı…

Libya Petrol Şirketinin kendi sitesinden: Sharara petrol alanını Zawiya rafinerisi ve El-Feel petrol alanını Mellitah kompleksine bağlayan boru hatları tekrar açıldı.1 ayakadar 175bin v/g, 3 aya kadar 270bin v/g ek üretim gelecek. Sharara petrol sahası, Repsol, Total, OMV, Statoille birlikte işletiliyor. El-Feel ise Eni ile.

Endüstriyel kontrol sistemleri – SCADA, 3 jenerasyon: Monolitik, Dağıtık, Ağ tabanlı

Danimarka’da elektrikli arabalara devlet desteği gerileyince 2016’da elektrikli araba satışları çakıldı

Güney Irak’ta BP’nin işlettiği Rumaila petrol sahasında üretim 27 yılın zirvesi 1.45 mv/g’e çıktı. Üretim artışının sebebi, rezervuar basıncının düştüğü yerlere basılan su miktarının 60bin v/g’de 900bin v/g’e çıkması temel sebep.

Entsog – AB doğalgaz iletim sistem işletmecileri raporunun tüm modelleme Excelleri de bu sayfada.

Nijerya bütçesi 2016’ya göre %20.4 daha büyük olacak. 23.97 milyar $. Nijerya’nın 2017 büyüme beklentisi %2.5. Petrol satışları hükümet gelirlerinin 2/3’ü

Çin’in CNOOC (China National Offshore Oil Corp), pazar günündeki 67bin ton LNG ile, son 10 yılda 100 milyon ton LNG ithal etmiş oldu (haber böyle yazılmış, garip, yerel kaynak diye ekledim).

Hindistan 27 mega park’ta toplamda 18.4 GW güneş kapasitesini onayladı. Hükümet 2019 Nisan’a devreye almak istiyormuş

Clipperdata: Meksika körfezinde bekleyen gemilerdeki stok 25 mv’ye ulaştı. Gelecek sene Asya’da 450bin v/g ham petrol işleme kapasitesine sahip rafineri devreye girecek. Asya rafineri kapasitesi şu anda 29 mv/g

Grafik

Brookings’in Büyüme, karbon ve Trump raporundan grafik 5, Karbon emisyonları daha az kömür kullanımından

Dünya kargo trafiği, GPF, Geopolitical Futures

Kitap Değerlendirmesi

Superforecasting: The Art and Science of Prediction , Philip Tetlock, Dan Gardner

Daha iyi öngörü yapabilmek mümkün mü? Genetik mi, yoksa öğretilebilir mi? Kitap analist çalıştıran tüm departmanların okuması gereken bir kitap. Ben 8.7/10 veriyorum

Kitabın ana fikri, öngörüleri ölçmek, kayıt tutmak ve başarısını test etmek önemli. Şu anda en profesyonel öngörülerde bile kimsenin ne dediği ölçülmüyor. Yapılan deneylerde ise uzmanların bir çoğunun geçmişteki tahminlerinin çıktığını zannettiği ama öyle olmadığına da değiniliyor.

Philip Tetlock kitapta, IARPA kapsamındaki Good Judgement Project(GJP) tecrübelerini aktarıyor. Aslında yaptığı bir araştırmada en profesyonel öngörü analistlerinin dart atan bir şempanze kadar bile başarılı olmadıklarını buluyor. Temelinde ise ölçme işleminin yapılmaması var.

Kitap’ta Tetlock, dichotomy – ikilemlere sıkça yer vererek, ikilem arasında kalmak değil ikilemleri birlikte değerlendirmenin önemine değiniyor.

4 yıl süren GJP esnasında çok sıradan insanların, istihbarat uzmanlarından çok daha başarılı tahminler yaptığını görüyor (Brier score ile ölçülüyor, ne kadar küçük o kadar iyi).

Kitaptaki tartışmalar Yunan şairin “tilki birçok şey bilir, kirpi tek bir önemli şeyi bilir”. Yazara göre kirpiler sadece gözünün önündekini görenler, tilkiler ise sürekli soru sorarak, sorgulayan ve tahminlerini sürekli güncelleyenler.

Kitabın bence ana kısmı “Supersmart? – Bölüm 5”’ten başlıyor. Daima önce “outside view” “dışardan bakış” (mesela genel istatistikten değerlendirip), sonra “inside view”- “ben olsaydım’a gelinmesi tavsiye ediliyor.

Bölüm 7-Supernewsjunkes’de ise genel bir reçete var:

1.Soruyu komponentlere/parçalara ayır
2.Yapabildiğin kadar keskin şekilde bildiğin ve bilmediklerini ayır, ve detaylı irdelemediğin bir kabul bırakma
3. Dışardan bakışa adapte ol, ve problemin münhasırlığını indirgeyen ve onu genel bir fenomenin özel bir durumu gibi gören karşılaştırıcı perspektife yerleştir
4. Sonra içerden bak. Problemin kendine özgü yönlerini gör
5. Kendinin başkaları ile aynı ve farklı olan görüşlerine araştır, öngörü piyasalarına özel önem ver ve “kalabalıkların zekasını” gösteren diğer metodları da kullanımından
6. Tüm bu değişik bakış açılarını yusufçuk gibi tek bir görünüme sentezle
7. En sonunda mümkün olduğunca kesinlikle, detaylandırılımış çözünürlükte bir olasılıkla kendi hükmünü açıkla

Bu arada Keynes’in “gerçekler değişince fikrim değişir” sözünü hiç söylemediğini de öğrendik.

19 Aralık 2016

Word: https://drive.google.com/open?id=0B3RIv3pMNaTdcUtfSXZkZmkzYUE

Sohbet Karbuz’dan da bir süredir haftalık yorum istiyordum, bugün gönderdi. İlk çeyrek sonu stoklara göre fiyatlar daha çok yumuşar gözüküyor. Serkan, aslında dünyadaki orta-ekşi ve hafif-tatlı petrol farkının önemli olduğuna değinmişti, iki grafik gönderdi. ExxonMobil 2017 raporu %30 petrol %30 gaz, 2040’a %60’la şampiyon hidrokarbon yapmış. Petrolithium, petrolle gelen tuzlu sudan Kanada da lityum üretimi başlıyor. Kapasite piyasası açık arttırımlarında kömür santralleri kazanıp gaz santralleri kaybedince, Scottish Power kazan kaldırmış. İngiltere’de kapasite ihaleleri 4 sene ileri yapılıyor. Petrol bölüşümü gibi, tüm ana petrol şirketleri gaz da kıtasal bölgelerde kendi paylarını arttırıyorlar. BP’nin Afrika hedefleri ilginç. Bu alım serüveni ne ile başlamıştı? GE’nin Baker Hughes’ı almasıyla sanırım.

Yorum – Sohbet Karbuz

Aşağıdaki yorum, Doç. Dr. Sohbet Karbuz’un yorumudur

Gectigimiz Pazar Leviathan partnerleri Tamar sahasinda acilan 8. Kuyuda islemler biter bitmez Leviathan sahasinda 5. Appraisal Kuyusunu acacaklarini duyurdular. Sondajin onumuzdeki yilin ilk aylarinda baslamasi ongoruluyor. Leviathan sahasinin gelistirilmesi konusunda nihai yatirim karari henuz alinmadi.

Pazartesi gunu Misir medyasinda Zohr sahasindan gelecek gazla Eni-Gas Natural Fenosa sahipligindeki Damietta LNG tesisinden ihracat yapmak icin Eni ile Misir hukumetinin anlastigi yonundeki haberler ortaligi karistirdi. Zohr sahasindan LNG tesisine gaz sevkiyatini saglayacak boru hattinin ise sahanin bulundugu Shourouk concession (imtiyazina) Rosneft’in yapacagi iddia edildi. Kisa bir sure once Shourouk imtiyazina %30 payla Rosneft, 10% hisseylede BP ortak olmustu. Bu haber acaba Damietta LNG tesisine Israil gazinin getirilerek ihracti konusunda Israil’deki Tamar sahasi ortaklariyla iyi niyet anlasmasinin suya mi dustu kaygisi yaratinca Delek Group’tan gorusmeler devam ediyor seklinde hemen cevap geldi.

GKRY’nin actigi 3. Hidrokarbon arama uretim ihalesi sonuclarinin bu hafta aciklanmasi bekleniyor.

Pazartesi gunu Lübnan’da Saad Hariri başbakanlığında olusturulan yeni ulusal birlik hükümeti Haziran 2017 ‘de yapılması planlanan genel seçimlere kadar ulkeyi yonetecek. Lubnan sularinda hidrokarbon arama ihalesi acilmasini engelleyen puruzlerin bu gecici hukumet zamaninda da surecegi tahmin ediliyor

Bilgiler

Bu hafta: Salı API, ABD petrol arz raporu; Çarşamba EIA haftalık petrol ve benzin stock raporu,; Cuma Baker Hughes petol kuyu sayıları.

Clipper Data: Çin’e petrol ihracatında Rusya Ağustos 2011’de 0.4 mv/g, Suudiler 1 mv/g’deyken, Ekim 2016’da ikisi de aynı seviyede 1mv/g. Çin yeni yılda bağımsız rafinericilere ihracat kotaları vermeyecek, güç tekrar PetroChina, Sinopec ve CNOOC’de. Fosil yakıt sübvansiyonları 2014’teki 500 Milyar$’dan 2015’te 325 Milyar $’a düştü.

Goldman Sachs : “27 Mayıs’tan bu yana ABD üreticileri 194 petrol kuyusu (+61%) ekledi”. Ritterbusch danışmanlık : ”Başta OPEC anlaşmaya oldukça yüksek düzeyde uyacak, ama ilk çeyrek sonu %60 üzeri sürpriz”

JP Morgan, 2017 Brent fiyatını $58.25’e çekti. 2017Ç4’te stoklamanın geri gelmesini ve fiyatları aşağı çekmesini bekliyoruz demiş.

Suudi Arabistan, Ocak 2017’de 2.75 MW’lık ülkenin ilk rüzgar türbinini devreye alacak.

Norveç petrol bakanı salı görevi bırakıyor.

BP, ABD’li arama şirketi Kosmos Energy’nin Moritanya’da 2/3 ve Senegal 1/3 arama bölge hisselerini yaklaşık 1 milyar $’a aldı. CEO Dudley’e göre anlaşma “Afrika da yeni bir LNG hub’u oluşturabilir”.

ABD’de iklim değişikliği politikalarının da mimarlarından Gina McCarthy, EPA direktörü, Trump’un politikaları geri almasının zor olacağını iddia etmiş. Sorun şu, “biz bilimsel kanıtlarla bu politikaları yaptık, onlar da bilimsel kanıtlarla desteklemek zorunda” demeye getiriyor. İlginç kısım, politikalar değişse de, yenilenebilirler nispeten ucuzladı

Metal piyasalarında CME’nin bakır kontratlarında “otomatik ticaret”-robot yazılımlarla ticaret- ,Kasım 2012-Ekim 2014 arasında %49.2’sine denk geliyor. LME (London Metal Exchange) ise bu sene tartışma konusu.

Petrolithium. Alberta’da Sturgeon gölü petrol alanında 60 yıldır hidrokarbon üretiliyor. 1990lardan bu yana ise petrol üretimi ile gelen tuzlu suda 75mg/L ile 140 mg/L lityum bulunduğu biliniyor. MGX isimli firma 2017’de üretime başlamayı düşünüyorlar.

Batı Avustralya’da Intellibus, Aralık başında otonon otobüste 3 aylık deneme periyodunu tamamladı. Denemede 25 km/h ile gidildi. 2027’de 2.3 milyon elektrikli otobüs imal edileceği bekleniyor. Avustralya’da 94946 otobüs, taksi ve tren sürücüsünün %80’i otonom sürüş sebebiyle işlerini kaybetme ihtimaline sahip.

Google’in otonom araç projesi ayrı bir şirkete dönüştü : Waymo (way more değil). Geçtiğimiz günlerde bir başka haberde Google’in projeyı durdurduğuna değinmiştik. Burada araba şirketi değil teknoloji şirketi deniyor.

Scottish Power, İngiltere’de kapasite piyasası ihalesinde gaz santralinin teklifi kabul edilmeyince kömür santrallerine yüklenmiş. Üst düzey yönetici özetle “kömüre 130 milyon sterlin vererek 2020-2021’de açık tutmaya çalışıyorsunuz, santraller 2025’e kadar zaten açık kalacak, emisyon limiti gelsin” demiş.

İngiltere’nin en büyük santral işletmecisi Drax’ın hisseleri 5 ayın zirvesine çıktı. Sebep: Avrupa komisyonu, kömür santralini odun briketleri yakacak hale getirebilmesi için sübvansiyonu onayladı. Tüketim 2.4 milyon ton /yıl briket.

İstatistik

Exxon Mobil’in 2017 Enerji Görünümü, Özetinden bazı istatistikler: (Excel burada)

– 2015’ten 2040’a enerji talebi %40 artacak,
– 2040’ta petrol ve doğalgaz dünya arzının %60’ı, nükleer ve yenilenebilir %25’i olacak,
– Doğal gaz talebi tüm enerji talep artışının %40’ı,
– Nükleer ve yenilenebilir’de enerji talep büyümesinin diğer %40’ı,
– 2040’da dünya enerji talebinin üçte biri petrol (diğer üçte birde gaz o zaman)
– Küresel karbon dioksit emisyonları 2030 gibi zirve yapp azalacak,
– Küresel ekonominin karbon yoğunluğu da %45 azalacak,
– 2025’te Hindistan Çin’den daha kalabalık olacak, iki ülke toplam enerji talep artışının %45’inin sebebi,

Rapor içinden

– Elektrikli arabalar 2040’ta ABD’de yeni araba satışlarının %10’una ulaşacak
– 2016 maliyetleri ile, 1 ton CO2 engellemek, elektrikli araba ile 700$’a mal olarak en pahalı opsiyon.


Grafik

Serkan’ın hafta başı yorumunun grafikleri ve raporunu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

18 Aralık 2016 – Serkan Şahin’in Yorumu

Haftaya başlarken Serkan Şahin’in petrol yorumu:

“OPEC/non-OPEC anlasmasi sonrasi yine tartismanin toplam fiziki arz uzerinden dondugunu goruyorum. Ayni seylerin tekrari gibi olacak ama acikliga kavusturmakta fayda var. Ham petrol, rafine edilmeden hicbir degeri olmayan bir urun. Haliyle ham halinin degeri de rafineri edildikten sonra ortaya cikan urunlerin degerine bagli. ABD, Akdeniz ve Kuzey Bati Avrupa’nin ileri teknoloji rafinerileri daha agir petrolden daha ince urun uretme kapasitelerine sahipler. Bu avantajin en onemli temeli de daha ucuz petrolu alip daha pahali urun cikararak karliliklarini artirabilmeleri. Hal boyle olunca hem Dunya’daki arz paylari hem de rafinaj gerceklikleri nedeniyle Dunya’daki ham petrolun en onemli iki grubu “medium sour” ve “light sweet” petroller. Yani ozkutle olarak orta kalitede ve sulfur orani yuksek petroller ve ozkutlesi yuksek ve dusuk sulfur oranli petroller piyasanin iki onemli grubu. Medium sour petrol piyasasi Rusya, Suudi Arabistan, Irak ve Iran tarafindan domine edilmis bir piyasa. Light sweet ise ABD, Nijerya, Angola ve Libya gibi ulkelerin soz sahibi oldugu bir piyasa. En son anlasmada dikkat ederseniz anlasmanin medium sour ureticiler arasinda oldugunu, light sweet ureticilerin cogunun anlasmaya dahil edilmedigini gorursunuz. Cunku su an piyasada toplam petrolun arzindan ziyade en onemli konu medium sour petrolun arz probleminin olmamasi. Bu da islenmis urun tarafinda stoklari ekonomik olmayacak yuksek seviyelerde tutacak kadar fazla islenmis urunun olmasi sonucunu doguruyor ki fiyatlari asagi ceken buydu. Yani medium sour piyasanin karliliklari dusmustu. Light sweet ne kadar cok gelirse gelsin su an icin piyasada yerini bulamaz. Zaten ABD’nin uretiminin dusmesinin nedeni de bu. Surekli Nijerya ve Libya’nin piyasaya geri donusunden bahseden “uzmanlar”a buradan bunu bir daha aciklamis olayim.

Yukarida yazilanlarla ozet olarak 2017’de petrol fiyatlarinin en buyuk tehdidi Iran olacak diyerek bu gunku yorumu noktalayalim.”

Serkan.Sahin@thomsonreuters.com

“Buradaki gorusler tamamen yazarin kendi gorusleri olup Thomson Reuters ve bagli kuruluslari kesinlikle baglamaz ve goruslerini yansitmaz.”