Bilirsiniz, bir kriz olur, hep o bildiğiniz akademisyen veya uzman çıkar, yine aynı şeyleri söyler. Krizin adı, soyu, sopu değişir konuşan ve konuştuğu şeyler hep aynıdır. Tarot falcısı yaklaşımından hallice hep aynı sebeplerdir. Öngörüsüzlük, hazırlıksızlık, yönetilememezlik. Dünyada kriz krizi olsa ona da cevaptır bu el-yüz kremi.
Aslında bir kriz; öngörülememesi, hazırlıkları boşa çıkarması ve yönetim sistemini işlevsiz bıraktığı için krizdir. Mesela Covid, mesela mortgage, mesela Ukrayna savaşı. Covid özelinde İngiltere’nin bu tip hazırlıkları olmasına rağmen, dalga o kadar büyüktür ki, yönetilemez. Alınmak istenen kararlar doğru olsa da, kabul edilebilir değildir mesela. Kamuoyu da ortodoks olmayan yaklaşımlara zihnen hemen hazır olamaz.
Bir krizin bence en önemli aşaması onu doğru tanımlamaktır. Ortadoğu krizlerinde baskın literatür petrol krizleri olduğundan, akademik yazın ve inceleme orada çok geniş. Bu sebeple Ortadoğu deyince akla petrol krizi geliyor. Yani sadece dikiz aynasına bakarak araba sürecekseniz petrol akışlarını takip etmeniz gerekiyor.
Ama fiili piyasa hareketlerine baktığımızda bu daha çok dünyadaki etkisi sebebiyle “Gaz Krizi”. Neden? Petrol piyasaları bir tepki verdi. Arttı vs. Fakat asıl tüm herşeyin kontrolden çıktığı nokta Katar LNG’nin üretimi durdurması oldu. Baktığınızda dünyadaki 4800 bcm’in hadi 110 bcm’i Katar’dan. Yani %2.3’lük bir arz sorunu büyük bir arz şoku da değil.
Ama enerji sistemi işte öyle işlemiyor. Öncelikle LNG piyasası daha dar, orada %20-25’lik bir etki var. Bu %20-25’lik etki, mevsimsellik (kış dönemleri) düşünüldüğünde spot alımın %50’sine kadar çıkabilir, marjinal talebin de %60’ı olabilir.
Arz tarafındaki bu ufak %2.5’luk Katar’ın, detayda büyük etkisi var. Burada Dünyadaki 3 major fiyatlama noktasından 2’sinin LNG fiyatlaması yapması yani JKM ve TTF’in de çok daha büyük bir soruna yol açıyor. Katar LNG’nin kapanması hem JKM hem TTF; yani hem Avrupa hem de Güneydoğu Asya’yı eş zamanlı fiyatlayabiliyor.
Ama daha önemlisi LNG’nin gaz fiyatlarında artan etkisi ve bunun da elektriği de fiyatlaması.
Avrupa elektrik fiyatları eşittir Avrupa gaz fiyatı, o da eşittir TTF gaz fiyatı. Üre ve gübre üretiminde Ortadoğu’nun payı ve Asya’daki gübre üretimindeki gaz fiyatının payı düşünülünce, benzin, dizel solda sıfır kalıyor. Uçmazsınız, araba kullanmazsınız etkiyi yönetebilirsiniz. Ama gübre fiyat artışını nasıl yöneteceksiniz? Elektrikteki marjinal fiyat artışını nasıl sınırlandıracaksınız?
Yani akademik yazın petrol krizlerinde hapsolmuşken, bu aslında ikinci büyük gaz krizi olarak üzerimize geliyor. Bu sebeple analizlerin önerdiği şeyler işe yaramıyor. Çünkü şu ana kadar kimse gübre fiyat yönetimine dair birşey yazamıyor. Oysa Ukrayna savaşında da bunu gördük.
Yaşanan kriz, ikinci büyük gaz krizi. Petrol fiyatları 200$ olsun, gaz fiyatı 100$/km3 olsun bu kadar büyük etkisi olmaz. Ama petrol fiyatı 50$, gaz fiyatı 500$/km3 olsun etki inanılmaz olur. Doğalgaz pratikte tüm enerji fiyatlamalarında, bu krizde de gördüğümüz gibi kömür, elektrik, dolayısıyla yenilenebilir (marjinal fiyat), tarım maliyetleri ve tüm sanayi girdi maliyetlerinde inanılmaz etkili. Küresel GSYİH’de %4 tarım, %6 enerji desek, %10’luk bir etkisi var. Fakat bu etki linear değil, böyle anlık şoklarda kendini hissettiriyor, yoksa sistem marjları esnek, sismik hareketlerin bir kısmını emebiliyor.
Bu krizi, petrol krizi olarak okumak yanlış olur. Eğer Ukrayna 1.Küresel Gaz Krizi’idiyse, bu 2.Küresel Gaz Krizine dönüşmek üzere. Eğer Fukushima’yı da en başa koyarsak, giderek büyüyen gaz krizleri dünyasına hoşgeldik.